Ayşegül Şerife Akçakaya

Öğretmenim, Bizi Affetme!

Ayşegül Şerife Akçakaya

Eskiden mahallenin en ağır, en saygın adımı öğretmenin adımıydı. Sokaktan geçerken ceketler iliklenir, başlar hafifçe öne eğilirdi. Korkudan değil, o insanın cehalete karşı açtığı savaşa duyulan derin minnetten gelirdi o saygı. Bugün ise o elleri öpülesi öğretmenlerden birinin, Fatma Nur Çelik’in hayattan koparılışını, hem de bir öğrencisi eliyle gidişini izliyoruz.

Nereden Nereye Geldik?

Biz ne ara öğretmeni hizmetli, okulu ise sadece diploma alınan bir bina olarak görmeye başladık? Eskinin o sarsılmaz "Eti senin kemiği benim" teslimiyetinden, bugünün "Benim çocuğuma nasıl sesini yükseltirsin?" şımarıklığına evrilen bu süreç, maalesef şiddeti besleyen en büyük damar oldu.
Öğretmenini hedef alan bir zihniyet, aslında kendi geleceğine ateş ediyordur. Fatma Nur öğretmen, sınıfa girerken sadece ders anlatmayı değil, o çocukların hayatına dokunmayı hayal ediyordu. Oysa karşısına dikilen, sevgiyle yoğurmaya çalıştığı bir elin tuttuğu o karanlık oldu.

Son söz olarak...

Fatma Nur Çelik’in kaybı, eğitim camiası için bir "yas" gününden fazlası olmalı. Bu bir dönüm noktasıdır. Eğer bugün sınıfın kürsüsündeki öğretmeni koruyamıyorsak, o sınıftan çıkacak hiçbir mühendisin, hiçbir doktorun bu ülkeye hayrı dokunmayacaktır.
Eskiden öğretmenlerimizin önünde saygıyla dururduk; şimdi ise onların cenazelerinde mahcubiyetle eğiliyoruz. Bu utanç hepimize yeter.

Mekanın cennet olsun Fatma Nur öğretmen. 
 

Yazarın Diğer Yazıları