Uluslararası ilişkilerde bazı olaylar vardır; teknik olarak küçük görünür ama siyasi anlamı büyüktür. Türkiye’ye doğru fırlatılan ve havada imha edilen ikinci füze tam da böyle bir olaydır.
İran’dan ateşlenen füze, Kürecik Radar Üssü tarafından tespit edildi. Radarlar saniyeler içinde durumu NATO komuta sistemine bildirdi ve füze Türkiye hava sahasına girmeden imha edildi. Parçaları ise Gaziantep yakınlarında boş bir araziye düştü. Bundan önce yaşanan benzer olayda da imha edilen füzenin parçaları Dörtyol ilçesine düşmüştü. Yani bu olay bir ilk değil; tekrar eden bir durum. Asıl mesele ise füzelerin teknik tarafı değil, verdiği mesajdır.
İlk olayın ardından İran yönetimi özür dilemişti. Cumhurbaşkanı Pezeshkian, komşu ülkelere saldırı niyetlerinin olmadığını açıklamıştı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ise atılan füzenin kendilerinin bilgisi dışında gerçekleştiğini söylemişti. Ancak ikinci kez aynı durumun yaşanması, doğal olarak şu soruyu gündeme getiriyor: Gerçekten bir hata mı, yoksa İran içinde yaşanan bir güç mücadelesinin yansıması mı?
İran siyasetini yakından takip edenler bilir; ülkede seçilmiş hükümet ile askeri ve ideolojik yapı arasında her zaman görünmez bir gerilim vardır. Böyle bir olay, İran’daki farklı güç odaklarının kendi ajandalarını sahaya yansıttığı bir durum olabilir. Bir diğer ihtimal ise bölgesel istihbarat savaşlarıdır. Orta Doğu’da sadece ordular değil, istihbarat servisleri de sürekli bir mücadele içindedir. Bu nedenle bazı uzmanlar, Mossad gibi yabancı servislerin İran’ın karar alma mekanizmalarına sızmış olabileceği ihtimalini de tartışıyor.
Türkiye açısından bakıldığında ise tablo nettir. Füzenin hedefi başka bir ülke değil, Türkiye olarak değerlendirilmektedir. Ankara’nın ilk olaydan sonra yaptığı uyarının ardından ikinci kez benzer bir durumun yaşanması, diplomatik açıdan ciddi bir mesaj niteliği taşımaktadır. Ancak bu olayın bir başka gerçeği daha var: Türkiye’nin hava savunma ve erken uyarı sistemleri saniyeler içinde çalışmış ve tehdit bertaraf edildi. Yani askeri açıdan kriz büyümeden kontrol altına alındı.
Şimdi sormamız gereken soru şu bence: Komşu ülkeden gelen ve iki kez tekrarlanan bu füze olayının arkasında gerçekten kim var ve bu mesaj kime verilmek isteniyor?