Ayşegül Şerife Akçakaya

Eski Mahalleler Gibi İnsanlar Da Kalmadı

Ayşegül Şerife Akçakaya

Eskiden toplumsal hayatın yazılı olmayan kuralları vardı. Büyüklerin yanında saygılı konuşulur, toplu taşımada yaşlı biri ayakta kaldığında hemen yer verilirdi. Hamile bir kadın otobüse bindiğinde insanların gözünü kaçırması değil, ayağa kalkmak için yarışması normaldi. Bugün ise toplu taşımada bambaşka manzaralar görüyoruz.

Otobüste ya da tramvayda yaşlı bir insan ayakta kalırken birçok genç kulaklığını takıp telefonuna bakmaya devam ediyor. Hamile kadınlar dakikalarca ayakta yolculuk ediyor. Daha da düşündürücü olan ise bazen yer vermek için ayağa kalkanların yine yaşlı amcalar ve teyzeler olması. Belki de onlar, geçmişten kalan o toplumsal nezaketi hâlâ taşıyan son kuşaklardan biri.

Elbette bütün gençleri aynı kefeye koymak doğru olmaz. Saygılı, duyarlı ve bilinçli gençler de var. Ancak toplum olarak bazı temel değerleri kaybetmeye başladığımızı görmek için uzman olmaya gerek yok.

Bugün insanlar birbirine karşı daha sabırsız, daha tahammülsüz ve daha bireysel bir hayat yaşıyor. Herkes kendi ekranına, kendi dünyasına dalmış durumda. Yanındaki insanı fark etmek bile giderek zorlaşıyor. Oysa toplumsal yaşam biraz da çevremizi görebilme becerisidir.
Bir yaşlıyı fark etmek. Ayakta zor duran bir insanı görmek…Hamile bir kadının yorgunluğunu anlayabilmek…Bunlar büyük fedakârlıklar değil, küçük ama değerli insanlık hâlleridir. Eskiden insanlar belki bugünkü kadar teknolojiye sahip değildi ama birbirlerine karşı daha dikkatliydiler. Şimdi ise iletişim araçlarımız arttıkça insani iletişimimiz azalmış gibi görünüyor.

Toplumları güçlü yapan şey yalnızca ekonomi ya da teknoloji değildir. İnsanların birbirine gösterdiği saygı da bir toplumun aynasıdır. Belki yeniden birbirimizi fark etmeyi hatırlamamız gerekiyor. Çünkü bir toplum bana göre en çok güçsüz olana nasıl davrandığıyla ölçülür.

Yazarın Diğer Yazıları