Nadire Temur

Okul saldırılarında dikkat çeken ortak nokta: Çocukları ne etkiliyor?

Nadire Temur

Son dönemde Türkiye’nin farklı şehirlerinde okullarda yaşanan saldırı haberlerini duyuyoruz. Her yeni olay, 'Bir okul daha mı?' sorusunu akıllara getiriyor. Ancak bu haberlerin belki de en acı taraflarından biri, saldırıların çocuklar ve gençler tarafından gerçekleştirilmesi.

Bu olayların ardından ortaya çıkan ayrıntılarda dikkat çeken bir başka nokta daha var. Saldırganların bir bölümünün geçmişte yaşanan benzer olaylardan etkilendiği, başka ülkelerde veya Türkiye’de gerçekleşen saldırıları örnek aldığı görülüyor. İşte burada durup düşünmemiz gerekiyor. Çünkü artık çocuklarımızın dünyası yalnızca evden, okuldan ve arkadaş çevresinden ibaret değil. Bir telefon ekranı, onların dünyaya açılan en büyük pencerelerinden biri haline geldi. Ve o pencerenin arkasındaki her şey masum değil.

Şiddet görüntüleri, saldırı haberleri, suç içerikleri, tehlikeli akımlar ve sürekli karşılarına çıkan benzer içerikler çocukların dünyasında sandığımızdan çok daha büyük izler bırakabiliyor. Bir olayın defalarca görüntülenmesi, ayrıntılarının paylaşılması ve saldırganların sürekli gündemde tutulması, bazı çocuklarda farkında olmadan bir 'normalleşme' veya taklit etme duygusu oluşturabiliyor.
Elbette çocukları sosyal medyadan tamamen uzaklaştırmak tek başına çözüm değil. Asıl mesele, onların ne izlediğini, neye maruz kaldığını ve gördükleri karşısında ne hissettiğini bilmek. 

Bir çocuğun eline çok küçük yaşlarda telefon vermek kolay. Fakat o telefonun içinde karşısına çıkabilecek dünyayı kontrol etmek o kadar kolay değil. Bu nedenle mesele yalnızca devletin alacağı tedbirlerle çözülebilecek bir mesele de değil.

Devlet okullarda güvenliği artırabilir, gerekli önlemleri alabilir. Öğretmenler öğrencilerdeki değişimleri fark etmeye çalışabilir. Uzmanlar çocukların psikolojik durumlarına ilişkin destek sağlayabilir. Ancak bütün bunların yanında ailenin rolü çok daha önemli bir noktada duruyor. Çünkü çocuğu en yakından tanıması gereken insanlar ailesidir.

Çocuğumuz son zamanlarda neden içine kapanıyor? Neden sürekli öfkeli? Neden daha önce ilgilenmediği şiddet içeriklerine yönelmeye başladı? Arkadaş çevresi değişti mi? İzlediği videolar neler? Bir şeylerden korkuyor mu? Bütün bu soruların cevaplarını okuldan ya da internetten önce aile bilmelidir.

Bunun yolu ise çocukla daha fazla zaman geçirmekten geçiyor. Çocuğumuza pahalı bir telefon almak, onunla ilgilenmek anlamına gelmiyor. Aynı evin içerisinde herkesin kendi ekranına baktığı bir ortamda aile olmak da mümkün değil.

Bazen telefonu bir kenara bırakıp çocuğumuzla konuşmak gerekiyor. Sadece 'Derslerin nasıl?' diye değil… 'Bugün seni ne mutlu etti?' diye sormak gerekiyor. 'Canını sıkan bir şey oldu mu?' diye merak etmek gerekiyor. 'İnternette ne izliyorsun?' diye gerçekten dinlemek gerekiyor.
Çocukların erken yaşlarda ekranla tanışmasını sorgulamak, sosyal medya kullanımını sınırlandırmak ve onların gerçek hayatla bağlarını güçlendirmek bu nedenle önemli.

Ancak bir başka noktayı da unutmamalıyız. Şiddete karşı merak gösteren, saldırgan davranışlar sergileyen ya da çevresine zarar verme düşüncelerinden bahseden bir çocuk yalnızca 'yaramaz' olarak görülmemeli. Bazen çocuğun davranışlarının altında yardım çağrısı olabilir. Ve o yardım çağrısını zamanında duymak, belki de çok daha büyük bir felaketin önüne geçebilir.

Çocuklarımızı yalnızca tehlikeli insanlardan değil, tehlikeli içeriklerden de korumalıyız. Ama bunu yaparken onları dünyadan koparmak yerine dünyayı doğru tanımayı öğretmeliyiz.

Çünkü teknoloji kötü değil. Sosyal medya da tek başına kötü değil. Asıl tehlike, çocukların henüz dünyayı ve gördüklerini değerlendirecek olgunluğa ulaşmadan sınırsız bir içerik dünyasının içine bırakılması.

Bugün çocuklarımızı ekranın karşısında yalnız bırakmamak, yarının sorunlarını önlemek adına atılabilecek en önemli adımlardan biri.

Bazen bir çocuğu korumak için büyük bir çabaya gerek yok. Birlikte geçirilen bir akşam, uzun bir sohbet, fark edilen küçük bir davranış değişikliği ve gerektiğinde zamanında alınan profesyonel destek bile çok şey değiştirebilir.

Yazarın Diğer Yazıları