Nadire Temur

Bir şehrin gerçek zenginliği nedir?

Nadire Temur

Bir şehirde fabrikalar çalışabilir, yeni yollar açılabilir, modern yapılar yükselebilir. Peki, insanlar o şehirde kendilerini ne kadar mutlu, güvende ve huzurlu hissediyor? Gençler geleceklerini orada kurmak istiyor mu? Çocuklar güvenle sokaklarda oynayabiliyor mu? Yaşlılar kendilerini hayatın dışında kalmış hissediyor mu? Belki de bir şehrin gerçek zenginliğini anlamak için önce bu sorulara bakmak gerekiyor.

Çünkü şehir dediğimiz şey, yalnızca binalardan ve caddelerden oluşmaz. Sabah dükkânını açan esnaf, komşusunun kapısını çalan bir yaşlı, parkta oynayan çocuklar, iş çıkışında ailesine kavuşmak için acele eden insanlar da o şehrin bir parçasıdır. Birbirine selam veren, zor zamanlarda dayanışma gösteren insanların varlığı, hiçbir ekonomik göstergeyle tam olarak ölçülemez.

Elbette yatırım, üretim ve kalkınma bir şehrin geleceği için gereklidir. Ancak gelişmenin insan hayatına nasıl yansıdığı da en az kendisi kadar önemlidir. İnsanlar yaşadıkları şehirde yalnızca geçimlerini sağlamaya çalışıyor, sosyal hayata katılamıyor ve kendilerine zaman ayıramıyorsa büyümenin anlamını yeniden düşünmek gerekir. Belki de artık şehirleri yalnızca ne kadar büyüdükleriyle değil, insanlarına nasıl bir hayat sunduklarıyla değerlendirmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları