Hayatın içinde sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. Yapılacaklar listeleri, cevaplanması gereken mesajlar, yetiştirilmesi gereken işler, verilmesi gereken kararlar… Gün bitiyor ama zihnimizdeki liste bir türlü bitmiyor. Üstelik dinlenirken bile kendimizi suçlu hissediyoruz.
Bir süre hiçbir şey yapmadığımızda zaman kaybediyorumdiye düşünüyoruz. Oysa her boşluk doldurulmak zorunda değil. Her dakika üretken geçirmek zorunda değiliz. Bazen sadece oturmak, bir kahve içmek, pencereden dışarı bakmak ya da sessizce düşünmek de hayatın bir parçasıdır. Çünkü insan bir makine değil. Sürekli çalışamaz, sürekli güçlü kalamaz, sürekli bir şeyler üretmek zorunda değildir. Zihnin de dinlenmeye, duyguların da sakinleşmeye ihtiyacı vardır. Belki de çağımızın en büyük yanılgılarından biri, dinlenmeyi tembellikle karıştırmak. Oysa dinlenmek vazgeçmek değildir. Bazen yeniden başlayabilmek için durmaktır.
Kendimize ayırdığımız birkaç dakikayı bile boşa geçen zamanolarak görmemeliyiz. Çünkü hayat yalnızca tamamladığımız görevlerden, kazandığımız başarılardan ve yetiştirdiğimiz işlerden ibaret değil.
Her zaman bir şey yapmak zorunda değiliz. Bazen hiçbir şey yapmamak da kendimize verdiğimiz en güzel moladır.