Bazen markete giriyorum, alışveriş yapmak için gelen bir ailenin elinde bir liste var ama insanların gözü listede değil fiyatlarda oluyor. İnsanlar alacağım üç beş ürün için bile önce hesabını yapıyor. ‘Bunu alsam, şundan vazgeçsem yeter mi?’ diye düşünüyor. Sanırım artık hepimizin hayatında buna benzer küçük hesaplar var.
Bir maaş geliyor ve daha elimize geçmeden nereye gideceğini biliyoruz. Kira, faturalar, mutfak masrafı, ulaşım… Daha ayın başında cebimizdeki paranın büyük bir kısmını aslında harcamış oluyoruz. Sonra ayın geri kalanını nasıl tamamlayacağımızı düşünüyoruz. Beni en çok düşündüren de şu; Eskiden bir şeyin fiyatını pahalı bulduğumuzda ‘Almayalım’ diyorduk. Şimdi ise bazen gerçekten ihtiyacımız olan bir şeyi bile alamıyoruz. Çünkü mesele artık sadece neyi alıp neyi alamadığımız değil. Mesele, kazandığımız parayla hayatımızı ne kadar sürdürebildiğimiz.
Bir anne çocuğunun istediği bir şeyi alırken iki kez düşünüyorsa, bir baba ay sonuna birkaç gün kala cebindeki parayı hesaplıyorsa, emekli temel ihtiyaçlarını karşılamak için başka bir harcamadan vazgeçiyorsa burada sadece ekonomik bir tablodan söz edemeyiz. Bunun bir de insan tarafı var.
Sürekli hesap yapmak insanı yoruyor. Bir yere giderken ‘Ne kadar harcarım?’, alışveriş yaparken ‘Buna gerçekten ihtiyacım var mı?’, ay sonuna yaklaşırken ‘Para yeter mi?’ diye düşünmek zamanla hayatın bir parçası haline geliyor. Ve sanıyorum ki galiba en acısı da bu.
İnsanlar aslında çok şey istemiyor. Bir akşam ailesiyle dışarıda oturabilmek, çocuğuna istediği bir şeyi alabilmek, ay sonunda borç düşünmeden nefes alabilmek istiyor. Benim için asgari ücret tartışmasının en önemli tarafı da tam olarak burada. Rakamları konuşuyoruz, zam oranlarını konuşuyoruz, enflasyonu konuşuyoruz. Ama bütün bu rakamların arkasında gerçek insanlar, gerçek sofralar ve gerçek hayatlar var. Çünkü geçinmek yalnızca karnını doyurmak değil; biraz olsun rahat nefes alabilmek, yarını düşünürken bugünü kaçırmamak demek. Bir insanın emeğinin karşılığını alması, ayın sonunu beklerken hayatından vazgeçmemesi demek.
Belki de asgari ücret konuşulurken en başta hatırlamamız gereken şey budur: Her rakamın arkasında bir hayat var. Ve o hayat, sadece geçinmeye değil, insanca yaşamaya da değer…