Bugün halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama kavramlarını konuşalım. Bazı ifadeler vardır ki hukuk teriminden öte toplumsal barış ve sükûnet açısından düşünülmesi gerekir.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu hukuksal açıdan, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen ve toplumun farklı kesimleri arasındaki barışı korumayı amaçlayan bir suç tipi olarak ifade edilmektedir.
Ancak bu ifade yalnızca hukuk terimiyle sınırlı değil…
Yaptığımız bir sosyal medya paylaşımı, bir konuşma – ki özellikle topluma hitap edilen bir konuşma- haber, köşe yazısı veya ortaya atılan bir iddia hiç beklemediğimiz bir noktaya ulaşabilir.
Sosyal medyada dolaşıma giren bir paylaşım ucu açık yorumlara neden olabilir. Ya da bazen bir olay karşısında eleştiride bulunmak da sakıncalı olabilir. Aslında buradaki temel amaç eleştiride bulunmak değil, söylemlerin insanları aşağılayan bir yapıya dönüşmesidir.
Hassasiyet kazanması gereken ortak amaç ise toplumun barış, huzur ve güvenliği olmalıdır. Dolayısıyla kim nerede veya nasıl bir iş yapıyorsa bunu gözeterek yapması gerekir. Aksi takdirde halkın belli kesimini aşağılama yada dini değerleri aşağılamaya varacak bir söylem yada bir paylaşım öfkeye dönüşebilir.
Bu öfke büyürse toplum küçülür, toplum küçülürse birlik ve beraberlik bozulmuş demektir. Bu durumun önüne geçmek için yapılacak her işte toplum huzurunun gözetilmesi vatandaşlık görevidir.