Cemil Görücü

Emanete İhanetin Bedeli

Cemil Görücü

İnsan hayatı, hem ilahi hukukta hem beşeri hukukta en kutsal değerdir.
Kur’an’da açıkça buyrulur: ‘Kim bir cana kıyarsa, bütün insanlığı öldürmüş gibidir.’ (Maide, 32)

Peki biz bugün neyi konuşuyoruz?

Sahte içki nedeniyle hayatını kaybeden insanlar…
Bu sadece bir ‘ticari hile’ midir? Hayır. Bu, doğrudan doğruya cana kasttır. İslam hukukunda bu, ağır bir kul hakkıdır; beşeri hukukta ise açık bir cinayet sorumluluğunu doğurur.

Yangın güvenliği alınmamış otellerde hayatını kaybeden insanlar…
Peygamber Efendimiz (sav) buyurur: ‘İşini ehline vermeyen kıyameti beklesin.’
Emanet edilen bir işletmede, insan hayatını koruyamamak sadece ihmal değil, emanete ihanettir.

Prematüre bebekler üzerinden kurulan kazanç düzenleri…
Masumiyetin en saf hali olan bebekler üzerinden çıkar sağlamak, İslam ahlakında zulmün en ağır biçimlerinden biridir. Hukuken ise bu, hem tıbbi etik ihlali hem de ağır cezai sorumluluk gerektirir.

Adaletin zayıflaması…
Kur’an’da ‘Adaleti ayakta tutun’ emri (Nisa, 135) açıktır.
Adaletin zayıfladığı bir toplumda, güçlü olanın hukuku oluşur. Bu ise devletin temelini sarsar.

Eğitimde yaşanan yozlaşma…
Bilgi, insanı hakikate götürmelidir. Ama eğer eğitim cehaleti yeniden üretiyorsa, bu sadece pedagojik değil, ahlaki bir çöküştür.

Bütün bu olaylar bize şunu gösteriyor:
Sorun sadece sistemsel değil, aynı zamanda vicdanidir.

Hukuk, vicdanla desteklenmediğinde şekle dönüşür.
Din, ahlaka yansımadığında sadece söylemde kalır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey;
Sadece yeni yasalar değil,
Emanet bilinci, kul hakkı hassasiyeti ve gerçek adalet iradesidir.

Çünkü unutulmamalıdır ki:
Adalet çökerse devlet,
Ahlak çökerse toplum çöker.

Yazarın Diğer Yazıları