25 yıl önce büyük bir inanç ve heyecanla kuruluşunda yer aldığım, kapı kapı dolaşarak emek verdiğim, büyümesi için çaba gösterdiğim partimizin 25. yıl programına davet edilmemiş olmak beni incitti ve içimde derin bir kırgınlık bırakmıştır.
Nice emek, nice anılardan sonra unutulmuş hissetmek ağır geliyor. 25 yıllık emeği unutanlar bilmelidirler ki kendilerini de aynı akıbet beklemektedir.
Omuz omuza verdiğimiz emeklerin unutularak bir davetiyenin veya mesajın dahi ulaştırılmamış olması, Vefanın kelime olarak yalnız kaldığını göstermektedir.
Bizim verdiğimiz emeğin yarısını dahi vermeyenlerin, çağrılmış olmaları ayrı bir üzüntü kaynağı olmuştur.
Makamlar, unvanlar ve görevler gelip geçicidir.
Emek, vefa ve hatıralar ise kalıcıdır.
Dava uğruna verdiğim yılların, bir davetiyeden ibaret olmadığını biliyorum.
Yine de emeğe gösterilecek küçük bir vefa büyük bir anlam taşırdı.
Bugün kırgın olsam da, geçmişte omuz omuza verdiğimiz güzel günleri saygıyla hatırlıyor, partimizin ülkemiz için hayırlı hizmetler yapmaya devam etmesini diliyorum.
Vefanın, sadece hatırlanmak değil, emek verenleri unutmamak olduğuna inanıyorum.
Emeğe küçük bir vefa göstermek bazen bir davetiyeden ibaret değildir ama anlamı büyüktür.
Kırgınım ama yine de geçmişte birlikte verdiğimiz emekleri, inancı ve güzel günleri saygıyla anıyor, partimizin ülkemiz için hayırlı işler yapmaya devam etmesini diliyorum.
Şu anda yaptığım gibi Vefa, hatırlanmak kadar hatırlatmaktır da.
25 yıllık yolculuğun ardından bir kez daha görüyorum ki gerçek vefa, insanların birbirini unutmadan değer vermesiyle yaşar.
25 yıldır maaş alanların seçilmesine vesile olduk.
Çocuklarımızı biz ihmal ettik, mesleğe atılırlarken onlar ihmal etti. Unutamam.
Biz 25 yıl gönüllü, akçeharcayarak çalıştık. Onlar her kazandığımız seçimde akçeli işlerde ücretli makamlara geldi.
Bizler piyon olduk, onlar şah gibi kazandı. Kendi çevrelerine bizi bırakarak destek verdiler. Unutamam.
3 yaşındaki çocuğumuzu 5 yaşındakine emanet bırakarak kapı-kapı dolaştık, oy topladık.
Onlar bize randevu dahi vermedi. Unutamam.
Eşim; Kahvelerde, çarşılarda, ev-ev, kapı-kapı karnındaki doğmamış çocuğu ile seçmen kazanmak için dolaşırken. “ Kızım senin eşin yok mu” seni böyle dolaştırıyor dediklerini unutamam. Dava için dedik.
Siyaset Akademisinde Kadınlarda birinci, Genel de Üçüncü olmasına rağmen, Onore etmemek için sadece Erkeklere Plaket verilmesini, Unutamam.
Nevin Ablayı örnek alarak çalışmasına rağmen, Abla demeyi dahi kendilerine yakıştıramayanlar olmuştur. Unutamam.
Bir Merve Kavakçı olayı daha yaşatamam diyen İl Başkanı, Emektar Kadınları meclis üyesi yapmayarak, Partinin adresini dahi bilmeyen Belediye çalışanlarının çocuklarını aday göstermeyi tercih etmiştir. Unutamam.
Neler, neler. Unutamam.
Söyleyemediklerimiz, içimize attıklarımız. Hepsini Rabbimize havale ettik. Unutamayacağız.
Çünkü biz Allah Rızası için yola çıktık. Onlar…
Çeyrek asır, dile kolay.
Aynı yolda, aynı davada, aynı Adamla yürümek bir dava insanı işidir.
Islanacağız, Yürüyeceğiz.
Yalnız olduk, ama asla Yanlış olmadık.
Yazarın Diğer Yazıları
25. Yıl kutlamasında vefasızlık.
08 Eylül 2026 07:00DİYARBAKIR ANNELERİNE EVLATLARINI DERHAL VERİN!
07 Eylül 2026 16:14Gaziler İle Görüşmek Zor Değil!
06 Eylül 2026 13:30Uzunyayla Zamantı Kırsalında Eğitim ve Gelecek Kaygısı
04 Eylül 2026 14:42Gelişmiş Dünya’da, Az Gelişmişlik
03 Eylül 2026 08:26