Ayşegül Şerife Akçakaya

Sözler Değil, Tutumlar Konuşur

Ayşegül Şerife Akçakaya

Suyun tuzlu olduğunu anlamak için denizin tamamını yutmaya gerek yok… Hayat da insanlara dair tam olarak böyle bir yer. Çoğu zaman karşımızdaki insanın gerçek yüzünü görmek için uzun yıllar, büyük kırılmalar ya da ağır hayal kırıklıkları yaşamamız gerektiğini düşünürüz. Oysa küçük bir söz, ince bir davranış, küçücük bir detay bile aslında bize çok şey anlatır. Görmek istemediğimiz için büyütmeyiz, geçiştiririz, o anlık bir şeydir diye kendimizi teselli ederiz. Ama gerçek, çoğu zaman o küçücük anın içinde saklıdır.

İnsanlar size kim olduklarını gösterir. Hem de defalarca… Ama biz çoğu zaman onların bize gösterdiği gerçeğe değil, görmek istediğimiz hayale inanmayı seçeriz. Birinin saygısızlığı yorgundu diye açıklanır, kırıcı sözleri stresliydi diye yumuşatılır. Sürekli ertelenmek yoğunluktan denir, verilen değersizlik yanlış anlaşıldım cümlesinin arkasına saklanır. Oysa bunların her biri, karşımızdaki insanın bize nasıl davrandığını açıkça gösteren işaretlerdir. Deniz çoktan tuzludur, ama biz hâlâ bir yudum daha alıp emin olmaya çalışırız.

Belki de en çok kendimize haksızlık ettiğimiz yer tam da burasıdır. Gördüğümüzü inkâr ederek, hissettiğimizi bastırarak, gerçeği erteleyerek… Oysa hayat bu kadar uzun değil. Ve insanın kendine karşı dürüst olması, başkalarına gösterdiği hoşgörüden daha kıymetli. Bir insan size kendini nasıl gösteriyorsa, odur. Değişmesini beklemek, farklı davranmasını ummak, bir gün bambaşka biri olacağına inanmak çoğu zaman sadece zaman kaybıdır. Çünkü kimse, gerçekten olmak istemediği birine dönüşmez. Belki de yapılması gereken en zor ama en doğru şey, gördüğümüzü kabul etmektir. Bahanelerin arkasına saklanmadan, amalarla kendimizi avutmadan, olduğu gibi… Çünkü bazen bir damla yeter. Gerçeği anlamak için denizin tamamını içmeye gerek yoktur.
 

Yazarın Diğer Yazıları