Hayatta herkesin vazgeçemediği değerler var... Kimi için dürüstlük, kimi için adalet, kimi için başarı... Benim için ise her şeyin başında vicdan gelir.
Çünkü vicdan varsa insan kötülük yaparken iki kez düşünür. Vicdan varsa birinin canı yanarken gözünü çevirip gidemez. Vicdan varsa güçsüzü ezmez, sessizin sesini duymaya çalışır.
Belki de bu yüzden beni en çok etkileyen şey, hayvanlara karşı gösterilen merhamettir.
Çünkü onlar konuşamaz.
Acıktıklarını söyleyemezler.
Canlarının yandığını anlatamazlar.
Bir köşede aç susuz beklerken, soğukta titrerken ya da korkudan bir duvarın dibine sinmişken yardım isteyemezler. İşte tam da bu yüzden hayvanlara yapılan her iyilik bana insanlığın hâlâ yaşadığını hatırlatıyor. Bazen sokakta yürürken bir kedi görüyorum. İnsanlardan korka korka yaklaşıyor. Bir parça ekmek verirken bile ürkek bakışlarını üzerinizden ayırmıyor. Kim bilir daha önce neler yaşadı diye düşünmeden edemiyorum.
Sonra aklıma şu soru geliyor: Konuşamayan bir canlıya bile merhamet göstermeyen bir insan, gerçekten vicdan sahibi olabilir mi? Bugün sokaklarda binlerce hayvan yaşam mücadelesi veriyor. Yazın kavurucu sıcakta bir damla su arıyorlar, kışın dondurucu soğukta sığınacak bir yer... Bizler ise çoğu zaman yanlarından geçip gidiyoruz. Oysa bir kap su koymak sadece birkaç saniyemizi alıyor. Bir kap mama bırakmak bütçemizden büyük fedakârlıklar istemiyor. Ama o küçük hareketler, bir canın yaşamla ölüm arasındaki çizgisini değiştirebiliyor.
Bazen düşünüyorum da...
İnsanların karakterini anlamak için uzun uzun konuşmalarına gerek yok aslında. Bir hayvana nasıl davrandığına bakmak yeterli. Çünkü menfaat beklemeden sevilen tek canlılardan biridir hayvanlar.
Size makamınız için yaklaşmazlar.
Paranız için yanınızda durmazlar.
Olduğunuz kişi olduğunuz için severler.
Belki de bu yüzden onların gözlerindeki masumiyet bazı insanlarda yoktur.
Vicdan ve merhamet birbirine çok yakın iki duygudur ama aynı şey değildir. Merhamet bir canın acısını hissedebilmektir. Vicdan ise o acıyı gördüğünde hareketsiz kalamamaktır.
İşte insanı insan yapan da budur.
Bugün dünyanın en çok ihtiyaç duyduğu şey yeni binalar, daha fazla teknoloji ya da daha fazla zenginlik değil.
Biraz daha vicdan...
Biraz daha merhamet...
Ve özellikle de sesi çıkmayan canlılara karşı biraz daha duyarlılık.Çünkü bir toplumun gerçek değeri, en güçsüzlerine nasıl davrandığında saklıdır.
Ve unutmayalım;
Vicdanın sustuğu yerde önce merhamet ölür, ardından insanlık...