Süleyman Keskin

Umutluyum da, karamsarım da!

Süleyman Keskin

Yazıma bugün değişik bir başlıkla başlıyorum.
Başlığım: “Umutluyum da, karamsarım da”
“Nereden çıktı bu başlık” diye soranlar olacaktır.
“Bir insan ya umutlu olur, ya da karamsar ”diyeceksiniz.
“İkisi bir arada nasıl olur” diyenleri duyuyor gibiyim.
Önce umutlu olduğum konudan başlayayım isterseniz.
Son dört haftada alınan sonuçlara bakıyorum önce.
Bayram Bektaş ile gelen beş yenilgiyi unutmadım.
Bektaş ile sadece ve sadece iki maç kazanmışız.
Puan hanesine sadece altı puan yazılmış yedi haftada.
Altı puan Bayram Bektaş’ın sonu oldu unutmayalım.
Kötü gidişe “dur” demek  için Samet Aybaba getirildi.
Aybaba ile dört maç oynandı ve dört beraberlik geldi.
Yani, Aybabalı Kayserispor yenilgi yüzü görmedi.
Ancak, maç kazanamadı, üç puanla tanışamadı henüz.
Yenilmediğimiz için umutluyuz, olmalıyız da.
Dört maçtan en az ikisini kazansak çok iyi olurdu.
Puanımız 10 ve 18. sıraya oturmuş durumdayız.
Bu sıra geçen sezon olsaydı umutlu olabilirdik.
Bu sezon dört takımın düşeceğini herkes iyi biliyor.
Geleyim karamsarlık hislerime, düşüncelerime.
Dört haftadır yenilmiyoruz ama, çok az gol atıyoruz.
Bektaş ile yedi maçta  sadece dört gol atabilmişiz.
Aybaba ile ise iki gol göndermişiz rakip filelere.
Kısacası oynadığımız 11 maçta attığımız gol sadece altı.
Süper Lig’de ve TFF 1. Lig’de en az gol atan ekibiz.
Altı gol atarken, kalemizde ise tam 12 gol gol gördük.
Eksi altı averajımız var, bunun için karamsarım.
İlk yarının bitmesine tamı tamamına dokuz hafta kaldı
Kayserispor dokuz maça çıkacak dokuz haftada.
İçerde sadece dört maç oynayacak Kayserispor.
Kalan beş maçı da deplasmanda oynayacağız.
İçerdeki maçlarımızı aşağıda sıralıyorum:
Konyaspor, Beşiktaş, Malatya ve Başakşehir.
Antalya, Gençlerbirliği, Denizli, Gaziantep ve Fenerbahçe.
Deplasmanda oynayacağımız beş maçtaki rakiplerimiz.
Fikstüre bakıp, puan hesaplamak yanlış olur biliyorum.
Maçlar sahada kazanılıyor, masada kazanan olmuyor.
Önemli olan dokuz maçtan kaç puanla ayrılacak olmamız.
İşte bu nedenle Karamsarlık damarım tutuyor herhalde.
Karamsar olmayı istemiyorum ama elimde değil.
Kalan maçlarda en az 20 puan barajını aşmalıyız.
Yukarısı bizi umutlandırır, aşağısı ise umutsuz bırakır.
Kayseri, Samet Aybaba’ya güveniyor biliyorum.
Ben de Aybaba’nın çok şey değiştireceğini biliyorum.
Tek umutlu olduğum yer Aybaba’nın görevde olması.
Aybaba ile umutlu olmak istiyorum, olmalıyız da.
Ancak, madalyonun diğer yüzüne de bakmalıyız.
40 maçlık maratonda köprüler altından çok sular akar.
Kayserispor’da istediği sonuçları alır kalan haftalarda.
Karamsarlık duygusu sadece şöyle aklımdan çıkar.
Maç üstüne maç kazanırız, galibiyetler gelir arka arkaya.
Maç kaybetmeyi asla düşünmek bile istemiyorum.
Beni bu karamsarlıklardan maç kazanmak uzaklaştırır.
Kısacası, bu Kayserispor’un elinde, Aybaba’nın elinde.
Umuda ilk ışık için Antalyaspor maçı ilk hedef olmalı.
Bu maçta alınacak üç puan ilerisi için umut  erecektir.
Ardından içerde Konyaspor maçı ve yine galibiyet.
Galibiyet alışkanlığı gelirse ilerdeki maçlara yansıyacaktır.
Kayserispor’un bunu bize yaşatmasını istiyor ve bekliyorum.
Tam tersini asla düşünmekbile istemem, tersi olmasında.
Karamsarlığın biteceği haftaları bekliyorum bu böyle biline.
Sizlerde umutlu günleri düşünüyorsunuz  minim.
Önemli olan istemek, önemli olan buna yürekten inanmak.
Saygı ve sevgilerimle…. 

Yazarın Diğer Yazıları