BUGÜN değişik bir konuya değineceğim.
Bu konu hepimizi yakından ilgilendiriyor.
Kayserispor konu olunca her şeyi “es” geçerim.
Sarı-kırmızılıların durumunu her kes iyi biliyor.
İlk yarısı sona eren ligde kaçıncı sıradayız.
21 takımlı ligde 19 puanımız bulunuyor.
Kayserispor 20 haftada 19 toplayabildi.
20 maçta 5 galibiyet, 4 beraberlik elde ettik.
Gerisi yenilgi, yani 11 yenilgi ile tanıştık.
Bu bir başarı mı?: Bana göre kesinlikle hayır.
Şu anda yerimiz puan cetvelinde 17. cilik.
Düşme potasının bir basamak üzerindeyiz.
Bu da “korkulu rüya” görmeye devam demektir.
Ligde iki maç kazanırsanırsan çok şey değişiyor.
Kaybedersen ne olacağını bilmek hiç te zor değil.
Sezona yeni bir teknik adamla başlamışsın.
Altı puan alıp, bırakıp gitmiş unutmayalım.
Ardından yanlış bir teknik adam tercihi gelmiş.
O isimde dört puanla Kayserispor’u çırak çıkartmış.
Olmamış, tutmamış göndermişsin o teknik adamı.
Daha sonra özünden hocalarla devam etmişsin.
Uğur Kulaksız ve Alper Kelkitli ile iki galibiyet.
Dek durmamışsın yeni bir maceraya atılmıştın.
Özünden gelen bu iki hocaya “teşekkür” etmişsin.
Dan Petrescu ile umut yolculuğuna çıkmışsın.
Petrescu ile üç maçta üç puanın sahibi olmuşsun.
Yeni gelen bir hoca için bu puanlar yeterli mi?
Kimine göre yeterli, kimine göre ise yetersiz.
Yeni hoca ile yeni transferler gelmeye başlamış.
Üç maçta bir maç kazanmışsın, sadece o kadar.
Son Fenerbahçe hezimeti ise bir şeye işaret etmiş.
Özünden olan oyuncuları bir kenara bırakıyorsun.
Adı-sanı belli olmayan oyuncuları getiriyorsun.
Eski oyuncularda tercih yanlışı yapmaya başlamışsın.
Hakan kardeşimin günlerdir söylediği bir isim var: Kanga.
Bu oyuncuya katlanıp, Emre’yi Nurettin’i “es” geçmişsin.
Kısacası altyapını hiç ama hiç aklına getirmemişsin.
Lung’un sakatlığı, İsmail’in formsuzluğuna dayanamışsın.
Genç kaleci Doğan Alemdar ile yola devam etmişsin.
Bu yapılacak en akıllı bir tercih, meyvelerini topluyorsun.
“Denize düşen, yosuna sarılır” misali ile Doğan’a sarılmışsın.
Allah’tan Doğan kendisine güvenenleri mahcup etmemiş.
Altyapının kıymeti işte şimdilerde belli oluyor.
Altyapıyı görmezlikten gelmenin acısını çekiyoruz.
Bu takımda Doğan’lar’a, Emre’lere, Nurettin’lere ihtiyaç var.
Kısacası altyapıya ve bu tür yeteneklere ihtiyaç var.
Sözü fazla uzatmayacağım ve nokta atışı yapacağım.
Doktorların bazı anlarda söylediği bir söz var.
Hasta yakınlarına hastaları ile ilgili olarak söylerler.
“Biz tıp olarak elimizden geleni yaptık”derler doktorlar.
Sözlerine şunu da eklerler “Her şeye de hazırlıklı olun”
Ne dediklerini buradan anlatmaya gerek yok sanırım.
“Arif olan anlar” ve anlamalı da bence.
Boşuna para harcamayın, boşa kürek çekmeyin.
Geleceği düşünerek, geleceğe yatırın yapın.
Bu ligin sonunda kötü bir kaderi de yaşamak var.
Onu söylemeye inanın dilim varmıyor.
Ben sadece bir uyarıda bulunuyorum sizlere.
Kötü adam olmayı göze alarak söylüyorum.
Ne varsa gençlere yatırım yapmakta var.
Bugün olmaz ise yarın meyvelerini toplarsınız.
Ne demek istediğimi herhalde anlamışsınızdır.