Bu Kayserispor’da bir kadersizlik var gibi.
Dört haftada dört beraberlik ve dört puan.
Bir yandan seviniyorsun beraberliklere.
“En azından yenilmedik” diye avunuyorsun.
Samet Aybaba ile gelen değişim belli oluyor.
Aybaba ile iyi mücadele ve hırslı oyun oynanıyor.
Yenmek için ortaya iyi mücadele konuluyor.
Kazanmak için her şey yapılıyor yine olmuyor.
Aybaba’lı ekipte dört maçta sadece iki gol atıldı.
İki maçta ise gol sesi çıkmadan tamamlandı.
Bu dört maçtaki kazanma azmi görülmeye değer.
Son Trabzonspor maçı da tarihe geçti diyebilirim.
Trabzonspor bu maçta inanın çok ucuz kurtuldu.
Kaleci Uğurcan kalesinde gole izin vermedi.
Söz kaleciden açılınca Doğan Alemdar’a gelelim.
Lung’un sakatlığından sonra kale İsmail’deydi.
İsmail Çipe’de maç öncesinde hastalanmıştı.
Kale 18 yaşındaki genç kaleci Doğan’a kalmıştı.
Doğan Alemdar ile Trabzonspor maçına çıkıldı.
Herkes korkuyordu, genç kaleci ne yapacaktı?
Korkulan olmadı, genç kaleci Doğan hatasız oynadı.
Süper ligde görev yapan en genç kaleci oldu Doğan.
Genç kaleci Doğan Alemdar’ı yürekten kutluyorum.
Maçı analiz etmeden hakeme bir parantez açayım.
Maçın hakemi Burak Şeker, soyadı gibi asla değil.
İlk yarıda Trabzonspor’un sağbeki Pereira’yı atamadı.
İlk sarı gösterdi, ikinciyi es geçti Burak Şeker.
Hakem atamadı ama Abdullah Avcı akıllı davrandı.
Oyuncusunu oyundan alarak kırmızı görmesini engelledi.
Ya Bilal Baçacıkoğlu’nun pozisyonuna ne diyelim.
Bilal, değme karatecilere taş çıkarcasına tekmesini kullandı.
Hakem, Bilal’ın bu hareketini sarı kartla ödüllendirdi.
Geleyim bu maçın kısa bir analizine.
Doksan dakikada gol hariç her şey vardı.
İyi mücadele, kazanma hırsı ve azmi vardı.
Olmadı, bir türlü gol gelmedi bu maçta nedense.
Aybaba ile başlayandiriliş üç puanla taçlanmadı.
Gol atmayınca, atamayınca galibiyet gelmiyor.
O günlerin geleceğineyürekten inanıyorum.
Hep böyle gidecek değil,o günleri de göreceğiz.
Üç puanlarla nasıl olsa tanışacağız bir gün.
Bu oyuncu grubu ile o günler gelecektir.
Gol ve goller attığımız zamangüleceğiz.
Her şey güzel, “bir de gol atabilsek” demiştim.
O gün gelince daha mutlu olacağız inanın.