Genç olmak, çoğu zaman hayal kurmanın en güzel zamanı olarak anlatılır. Geleceğe dair planlar yapılır, güzel bir meslek sahibi olmak, kendi ayaklarının üzerinde durmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamak istenir. Ancak günümüz gençlerinin hayalleri ile gerçekleri arasında giderek büyüyen bir mesafe var.
Bir genç okulunu bitirdiğinde önünde yeni bir hayatın başlayacağını düşünür. Diplomasını aldığı gün, yıllarca verdiği emeğin karşılığını alacağına inanır. Fakat mezuniyetin ardından karşısına çıkan ilk soru çoğu zaman ‘Ne yapmak istiyorsun?’ değil, ‘Deneyimin var mı?’ olur.
İş ilanlarına baktığımızda birçok pozisyon için deneyim şartı aranıyor. Peki gençler bu deneyimi nerede kazanacak? Çalışmadan deneyim kazanmak mümkün değilken, deneyim olmadan işe girmek de kolay değil. Gençlerin karşı karşıya kaldığı en büyük çıkmazlardan biri belki de tam olarak bu.
Üstelik yalnızca iş bulmak da yeterli değil. Bir işe giren genç, aldığı maaşla kendi hayatını kurabilecek mi? Ev kirası, ulaşım, faturalar ve temel ihtiyaçlar düşünüldüğünde bağımsız bir hayat kurmak her geçen gün daha büyük bir mücadeleye dönüşüyor.
Bu nedenle bazı gençler hayallerini gerçekleştirmek için başka şehirlere, hatta başka ülkelere gitmeyi düşünüyor. Kimileri ise doğup büyüdüğü şehirde kalmak istiyor fakat bunun için yeterli imkânı bulamıyor.
Oysa gençler yalnızca geleceğin çalışanları değil, aynı zamanda geleceğin şehirlerini ve toplumunu şekillendirecek insanlar. Onların fikirlerine, enerjilerine ve üretme isteğine ihtiyaç var.
Belki de artık gençlere sadece ‘Çalış, çabala, başarırsın’ demek yerine onların önündeki engelleri de konuşmanın zamanı geldi.
Çünkü gençlerin hayal kurmaya ihtiyacı olduğu kadar, o hayalleri gerçekleştirebilecekleri bir ortamda yaşamaya da ihtiyacı var.
Bir gencin en büyük hayali lüks bir hayat olmayabilir. Bazen istediği tek şey, emeğinin karşılığını alabileceği bir iş, kendi geçimini sağlayabileceği bir maaş ve geleceğe güvenle bakabilmektir.
Ve gençlerin hayalleri aslında çok büyük değil. Belki de biz onları gerçekleştirmeyi gereğinden fazla zorlaştırıyoruz.