ZOR bir milletiz.
Her haliyle farklıyız.
“Vur” deriz, ama “öldürürüz”
Ya çok iyi, ya da çok kötüyüz.
Sevgimiz de abartılı, nefretimiz de.
İsraf da sınır tanımayız.
Bir türlü ortasını bulamıyoruz hiç bir işin.
Şikayetimiz de hiç bitmez.
Yok efendim, “hayatın yükü ağır” deriz. Ama o yükü kendimiz ağırlaştırırız.
Ayağımızı hiç bir zaman yorganımıza göre uzatmayız.
“Atın ölümü arpadan olsun” der, yaşar gideriz.
Ama; her şeye de kusur buluruz.
Kendimizi tartmaktan ziyade, hep karşı tarafı teraziye koyarız.
Hep karşı tarafın eksiğini ararız.
“Kendi gözündeki merteği görmez, elin gözündeki çöpü görürürüz.”
Öyle ki en önemlisi bir birimize olan güvensizliğimizdir.
Dünyada “Babana bile güvenme” diye atasözü olan belki de tek milletiz.
Nasıl bir yönlendirmedir anlamak mümkün değil.
Bu durumu yaşayan insanlar yok mu?
Tabii ki var.
Oysaki tüm yaşam “güven duygusu” üzerine kurulu.
Bir toplumun güvenini kazanmak inanılmayacak kadar zor bir iş.
Büyük bir uğraş sonunda kazanılan bu güveni kaybetmek ise zannedildiğinden çok daha kolay.
Güven aşılamak ve bu duyguyu canlı tutmak için kişiler arası ilişkiler konusunda uzmanlık seviyesinde bilgi sahibi olmanın gerektiği kabulü zorunlu olan bir gerçek.
Peki; günümüzde bu “güven duygusu” hangimizde var.
Kaç kişi bir birine güveniyor.
Ya da kaç kişi “menfaatsiz, çıkarsız” birbirine karşı güven duygusu besliyor.
Ya da kaç kişi, “karşılık beklemeden” bir işe el atıyor.
Şöyle bir etrafınızı süzün;
Kimlerle samimisiniz!
Ya da kimlerle akşam iş çıkışı oturup, çayınızı yudumlarken muhabbet ediyorsunuz.
Ve bunların arasında kaç kişi “menfaatsiz”, “çıkarsız” sizinle oturup kalkıyor.
Belki çok abartılı olacak ama; en çok samimi olduğunuzu düşündüğünüz, oturup kalktığınız kişi de “menfaatsiz” sizinle oturup kalktığını göremezsiniz.
İllaki menfaatler maddi değildir, bunun bin bir türlüsü var.
Kafanızı karıştırmak gibi olmasın ama; kendinizi ve etrafınızı sorgulamanın vakti gelmedi mi?.
Şöyle hafiften herkes kendini bir kez daha yoklasın ve sorgulasın, baksın bakalım kim kiminle niçin oturuyor ve birlikte oluyor.
Emin olun; sonuçları çok farklı olacak ve ne dediğimi çok iyi anlamış olacaksınız.
Tabi ki; bunları yaparken sonuçlarına katlanmak şartıyla!.