Günümüzde toplu taşıma araçlarını toplumun her kesiminden çok sayıda vatandaş kullanıyor. Özellikle büyükşehirlerde toplu taşıma, şehir yaşamının vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiş durumda. Toplu taşıma araçlarının yoğun olarak faaliyet gösterdiği bölgelerde ticari hayatın daha canlı olduğu, kiraların daha yüksek seyrettiği ve ekonomik hareketliliğin arttığı da bilinen bir gerçek. Yerel yönetimler de bu doğrultuda çok sayıda alternatif üreterek toplu taşıma sistemlerini geliştirmeye ve vatandaşlara daha iyi hizmet sunmaya çalışıyor.Elbette bu konu çok daha farklı boyutlarıyla ele alınabilir. Ancak ben burada toplu taşımanın toplumsal boyutuna, özellikle de toplu taşıma kullanırken göstermemiz gereken duyarlılığa dikkat çekmek istiyorum.
Toplumun genelini asla yansıtmıyor ancak…
Toplumsal açıdan baktığımızda, teknolojik gelişmelerin yanı sıra toplu taşıma kültürü konusunda hâlâ aşmamız gereken önemli eksikliklerimiz olduğunu görüyoruz.Geçtiğimiz günlerde, her zaman olduğu gibi otobüsle yolculuk yapmak üzere araca bindim. Ancak karşılaştığım manzara gerçekten çok farklı mesajlar içeriyordu. Otobüs oldukça kalabalıktı. Görme engelli bir vatandaşımız da son anda otobüse binen yolcular arasındaydı. Ayakta, tutamaklardan destek alarak yolculuk etmeye çalışan vatandaşımız, otobüsün fren yapmasıyla oldukça zor anlar yaşadı. Buna rağmen yolculardan hiçbiri yer vermek için harekete geçmiyordu.Birkaç dakikalık yolculuğun ardından, koltuk değnekleriyle oturan yaşça büyük bir beyefendi ayağa kalkarak görme engelli vatandaşımıza yer verdi. Yaşanan bu olaya, ayakta duran yolcular olarak hepimiz yakından şahit olduk. Hatta birkaç kişinin yardım edilmesi yönündeki çağrıları da ne yazık ki karşılıksız kaldı.Elbette yaşanan bu olayı toplumun geneline mal etmek doğru olmaz. Ancak böyle bir manzarayla karşılaşmak, toplumsal duyarlılığımız üzerine yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor.
Toplu taşıma araçları hepimiz için
Özellikle toplu taşıma araçlarını kullanırken hepimizin dikkat etmesi gereken bazı temel sorumluluklar var. Öncelikle bu araçların kamuya ait olduğunu unutmamalı, onlara zarar vermeden ve temizliğine özen göstererek kullanmalıyız. Taşınması yasak olan veya araç içerisinde diğer yolcuları ciddi anlamda zorlayabilecek büyük eşyaları taşımak konusunda ısrarcı olmamalıyız.Bunun yanında engelli, hamile ve yaşlı vatandaşlarımıza imkânlarımız ölçüsünde kolaylık sağlamalıyız. Eğer fiziksel durumumuz veya başka bir sebeple yer verebilecek durumda değilsek bile toplu taşıma araçlarında özel gereksinimli bireyler için ayrılmış koltukları ve alanları gereksiz yere işgal etmemeli, ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır bulundurmalıyız.
Unutmamalıyız ki….
Unutmamalıyız ki toplu taşıma yalnızca bir noktadan başka bir noktaya ulaşmamızı sağlayan araçlardan ibaret değildir. Aynı zamanda birlikte yaşama kültürümüzün, birbirimize duyduğumuz saygının ve toplumsal sorumluluk bilincimizin de bir göstergesidir.Belki de bazen küçük bir davranış, bir başkasının yolculuğunu çok daha kolay ve anlamlı hâle getirebilir. Bir koltuğu paylaşmak, birine yardımcı olmak ya da yalnızca biraz daha anlayışlı davranmak…Yaşanan bu tür olaylar toplumun genelini yansıtmasa da toplumsal hafızada yer ediniyor. Dilerim ki toplu taşıma araçlarında yalnızca ulaşım sistemlerimizi değil, birbirimize karşı duyarlılığımızı ve saygımızı da geliştirebiliriz.
Esen kalın…