Bir üniversiteyi değerli kılan yalnızca akademik başarıları, bilimsel çalışmaları ya da sahip olduğu teknik imkânlar değildir. Üniversiteler aynı zamanda öğrencilerin kendilerini ait hissettikleri, arkadaşlarıyla vakit geçirdikleri, dinlendikleri, sosyalleştikleri ve yıllar sonra bile güzel hatıralarla andıkları yaşam alanlarıdır. İşte bu yönüyle kampüsler, yalnızca eğitim alınan mekânlar değil, aynı zamanda birer hayat alanıdır.
Erciyes Üniversitesi köklü bir yapıdır
Erciyes Üniversitesi (ERÜ), köklü geçmişi, akademik birikimi ve geniş yeşil alanlarıyla ülkemizin önemli yükseköğretim kurumları arasında yer alıyor. Özellikle son yıllarda ulusal ve uluslararası değerlendirmelerde elde ettiği başarılar, üniversitemizin akademik kapasitesini ve gelişimini ortaya koyuyor. Ancak bir Erciyes Üniversitesi mezunu ve hâlihazırda öğrencisi olarak, kampüsümüzün sahip olduğu bütün bu imkânların yanında uzun zamandır hissedilen bir eksikliği de dile getirmek gerekiyor. Kampüsümüz genişti, yeşildi; fakat öğrencilerin oturup soluklanabileceği, arkadaşlarıyla buluşabileceği ve günün yorgunluğunu atabileceği, gerçek anlamda bir park alanına ihtiyaç vardı. Elbette fakültelerin çevresinde öğrencilerin zaman geçirebileceği banklar ve kamelyalar bulunuyordu. Ancak bunlar, kampüsün geneline hitap eden, öğrencileri bir araya getiren ve sosyal yaşama merkez olabilecek bir parkın yerini tam anlamıyla tutmuyordu. Özellikle ders aralarında ya da günün yoğunluğu sona erdiğinde öğrencilerin rahatça vakit geçirebileceği böyle bir alanın eksikliği hissediliyordu.
Gençlik Parkı hayata geçirildi
İşte bu noktada, Melikgazi Belediyesi tarafından hayata geçirilen Gençlik Parkı, üniversite kampüsünün sosyal yaşamına önemli bir katkı sunuyor. Üniversite yerleşkesinin girişine yakın, raylı sistem durağına da erişim bakımından avantajlı bir noktada düzenlenen park, öğrenciler için yeni bir buluşma ve dinlenme alanı niteliği taşıyor. Bu yönüyle Gençlik Parkı, yalnızca yeşil bir alan düzenlemesinden ibaret değil; kampüs yaşamını zenginleştiren, öğrencilerin günlük hayatına dokunan ve üniversite çevresindeki sosyal imkânları artıran bir çalışma olarak değerlendirilmeli. Bazen bir şehirde ya da kampüste yapılan bir hizmetin kıymeti, büyüklüğünden çok, hangi ihtiyaca karşılık geldiğiyle ölçülür. Bir öğrencinin ders çıkışında arkadaşlarıyla oturabilmesi, sınav telaşının ardından biraz dinlenebilmesi veya kampüsün içinde kendisine ait hissedebileceği bir köşe bulabilmesi ilk bakışta küçük ayrıntılar gibi görünebilir. Oysa üniversite hayatını güzelleştiren, yıllar sonra hatırlanacak anıları oluşturan da çoğu zaman bu küçük ayrıntılardır. Park bünyesindeki mevcut kafenin daha işlevsel bir sahne alanına dönüştürülmesi de ayrıca üzerinde durulması gereken bir tercih. Bu alanın kültürel, sanatsal ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapması, Gençlik Parkı'nın yalnızca dinlenilen değil, aynı zamanda etkinliklerin gerçekleştirildiği canlı bir buluşma noktası hâline gelmesine katkı sunacaktır.
Emeği geçenleri tebrik etmek gerekiyor
Bu vesileyle, Gençlik Parkı'nın hayata geçirilmesinde emeği bulunan Melikgazi Belediyesi'ni ve projeye katkı sunan Erciyes Üniversitesi yönetimini tebrik etmek gerekiyor. Üniversite ile yerel yönetim arasında kurulan bu tür iş birlikleri, şehir ile üniversite arasındaki bağı güçlendirmesi bakımından da önem taşıyor. Çünkü üniversiteler, içinde bulundukları şehirlerden bağımsız düşünülemez. Şehrin üniversiteye, üniversitenin de şehre kattıkları birbirini tamamlar. Gençlerin ihtiyaçlarını gözeten, onların yaşam kalitesini artıran ve ortak kullanım alanlarını çoğaltan her çalışma, bu birlikteliği daha anlamlı hâle getirir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, daha yaşanabilir kampüsler ve daha güzel bir şehir için bu tür çalışmaların artmasını temenni ediyorum. Esen kalın…