Futbolun içerisinde iniş de var, çıkış da!
Önemli olan ders çıkarmak!
Bizim çok fazla kaybımız yok.
8 haftada 11 puan, son derece iyi ve güzel.
Daha güzelini istemek bile başarıdır.
Çok iyi transferler yapıldı, beklentiler yükseldi, deplasmanda alınan beraberliğe bile üzülür hale geldik, bu bile büyük gelişme!
Karamsar olmanın hiç kimseye bir katkısı olmaz.
Geçtiğimiz yıllara bakalım ve bugünle kıyas yapalım, ne fırtınalar, ne zorluklar aşıldığını görelim.
***
Trabzonspor’un son 17 yılın en başarılı dönemini yaşadığını ve tarihi bir başarıya imza attığını da görmek gerek.
Bizim rakibimiz, Trabzonspor değil!
Gücümüz yetmedi, eksiklerimiz vardı, daha çok çalışarak, bu eksikleri gidermek mümkün.
Bir Mensah olsaydı, maçın seyri tamamen değişirdi!
Fernandes, Mensah’ın eksikliğini gücü nispetinde gidermeye çalıştı, ama kolay bir iş değil.
Geçtiğimiz sezonun 2. yarısından itibaren maç oynamayan, henüz form tutamayan Portekizlinin biraz zamana ihtiyacı var.
Kemen, Mane ve Cardoso dışında takımda herhangi bir sıkıntı yok.
Gavranovic, Mustafa Pektemek ve İlhan Parlak’ın da form tutmasıyla kadroda elimiz daha da zenginleşecek.
Bu oyuncular da zamanla istenilen seviyeye gelecektir.
***
Sabırlı olmalı ve haddimizi bilmeliyiz.
Her zaman diyorum, çok abartmamak gerekiyor.
Nihayetinde bir maç oynanıyor ve ya yeniyor, ya yeniliyor ya da berabere kalıyorsunuz.
Önemli olan alt sıralardan uzak, eksiklerini gideren ve olabildiğince puan toplamamız gerekiyor.
Hedefimiz; Avrupa Kupaları değil!
Şampiyonluk hiç değil, hele hele kümede kalmak hiç değil.
İsteyince neler yapabildiğimizi hep birlikte gördük.
İlk 7 haftalık süreçte 3 İstanbul takımını dize getiren biziz.
Ha dediğin zaman olmuyor bu işler.
Sezon başında yapılan, daha doğrusu yapılamayan planlamanın sıkıntısını çekiyoruz.
Bu da zamanla düzelir, ama destek vermek, moral vermek ve camiayı yüreklendirmek gerekiyor.
***
Düşünün Doğan Alemdar ve Emre Demir gibi 2 kardeşimizi yurtdışına gönderdik.
Bu da bir başarıdır, hem altyapıdaki gençlerimizin önü açıldı, hem de kasaya para girdi.
Bu başarıda emeği olmayan yok.
Ama, Berna Gözbaşı’nın emeği herkesten daha çok.
Bu konuya birazdan detaylı bir şekilde değineceğim.
Her şey maç bitimindeki skor tabelasına bakmayla olmuyor.
Günü birlik başarı ile göklere çıkardığımız insanları, başarısızlık sonucunda yerin dibine sokmaktan vazgeçmeliyiz.
***
Evet, Berna Gözbaşı’nın, Kayserispor için yaptıkları fedakarlıkları göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Geçtiğimiz sezonda da yer yer övgülerle bir çok kez adından bahsetmiştim.
Yeri geldi, eleştirilerimde de ismi epeyce bir geçti.
Başlığı siz atın!
Kayseri’de binlerce zengin iş adamı varken, herkesin sus pus olduğu bir zamandı çıktı ve Kayserispor’u sahiplendi.
Geçtiğimiz sezon da söyledim adamlığın cinsiyeti olmaz diye.
Berna Gözbaşı, başkan olarak Kayserispor’un başına geçtiğinde durum çok vahimdi.
Kulübe kesin düşer gözüyle bakılıyordu.
İçerde ve dışarda fark yiyen, antrenmana çıkmayan futbolcular vardı o dönemde.
Sözleşmesini, alacaklarını tahsil edemediği için fesheden oyuncular da vardı.
Bırakın antrenmanı, maçta soyunma odasında birbiriyle kavga eden, eline kağıt alıp kadro yapmaya çalışan bir futbolcu grubuyla karşılaştı Berna Gözbaşı başkan.
Gelir gelmez ilk işi para ödemek oldu.
Futbolculara kısa zamanda hem abla, hem arkadaş, hem de anne oldu.
Büyük moral verdi!
Paralar ödeniyor, transfer tahtası açılıyor ve aidiyet duygusu oluştu Berna Gözbaşı’nın gelmesiyle birlikte.
‘Kadın futboldan ne anlar’ diye saçma sapan açıklamalar yapıldı, ama sayın Gözbaşı, kimseye aldırış etmedi ve para ödemeye, kulübü idame ettirmeye devam etti.
Halen de para ödemeye devam eden Gözbaşı, kulübü uçurumun kenarından aldı ve yukarıya taşıdı.
Hemen hemen her gün icra geldi, haciz geldi, transfer yasağı geldi, ama Berna Gözbaşı başkan, hepsinin üstesinden başarıyla çıktı.
***
En son yapılan genel kurulda 170 milyon dendi ödediği paranın, ama bu rakam daha da arttı.
Bu süreçte, herkese destek vermek düşer.
Hiç kimsenin cesaret edemediği dönemde kulübü, bataklığa düşmekten kurtaran ve servetini ortaya koyan Gözbaşı’nın, Kayserispor’u şu hale bile getirmesi, dile kolay.
47 yıldır Kayseri’de yenemediğimiz Galatasaray’ı evine puansız gönderdik!
Başarı dediğim gibi illa ki maç ile kalmamalı.
Sportif başarı da gelir, ama bu iş tek kişiyle olmaz!
***
Kayseri’nin bu takımı sahiplenmesiyle olur.
Şükür olsun ki, Kayserispor’a destek gelmeye başladı.
Kulüp 200 küsür transfer dosyasını onunla çözdü.
Berna Gözbaşı’nın başarısı devam edecektir.
Futbolcuların ‘Anne’ dediği bu insana sahip çıkalım.
İllaki onunda eksiklikleri vardır, hataları olacaktır, ama sonuçta bu kulübü belli bir seviyeye getirmiştir.
Kayserispor’a tek kuruş dahi veren, bu kulübe katkı sağlayan kim varsa Allah ondan razı olsun.
Evet, bu günlük de yazacaklarım bu kadar, Allah’a emanet olun.