Bayram Bektaş ile bu işin olmayacağını belki de ilk yazanlardanım…
Adam, çok iyi niyetli, efendi ve düzgün bir kişiliği var, ama futbolda bu işler prim yapmıyor…
Kayserispor için gecesini gündüzüne katan bir başkan ve yönetim kurulu var, ama futbolun başında Bülent Bölükbaşı ve Bayram Bektaş gibi alakasız iş bilmeyen insanlar olunca başka bir sonuç çıkması da zor gibi görünüyor.
Bu işin Bayram Bektaş ve Bülent Bölükbaşı ile olmayacağını daha ne kadar puan kaybedince, mağlubiyet alınca anlarız bilemiyorum.
Büyük ihtimalle hoca istifa edilecek, etmese bile Bayram Bektaş ile yollar ayrılacak.
Olmuyor, olmuyor, olmuyor…
Bu filmi daha önce defalarca izledik, futbolda öngörü diye bir kavram var.
Maçı, oynanmadan kafanızda oynayacaksınız ve kazanacaksınız.
Şu ana kadar oynanan 6 maçta sahada göremediğimiz, takım oyunuyla alakası olmayan Hasan Hüseyin’de ısrar edilince, 10 kişi oynuyorsunuz.
Hoca gidecek ve buna en büyük sebep Hasan Hüseyin olacak.
Nedir bu Hasan Hüseyin aşkı bilemiyorum?
Bu maçı farklı da kazanabilirdik, ama doku uyuşmazlığı var.
Yoksa, sahaya diziliş, oyun kurgusu ve sistem olması gerektiği gibiydi.
Lakin, Hasan Hüseyin ve Fernandes’in aynı anda oynatılması hocaya eksi yazdırdı.
Bundan önce 2 maçını kazanmış, elinde Loic Remy gibi gol silahı olan bir takıma karşı fena da oynamadık.
Hasan ve Fernandes’in aynı anda oynaması da gardımızı düşürdü…
Bundan önce oynadığımız 5 maçta giremediğimiz pozisyonlara bu karşılaşmada girdik, ama gerek acemiliğimiz, gerekse de tam olarak hazır olmadığımızdan dolayı, sonuca gidemedik.
Doksan dakikalık bölümde, Kayserispor, sezonun en iyi, en güzel, en etkili ve en çok pozisyona girdiği maç oldu.
Kalemizde de geçmiş maçlara oran çok az pozisyon verdik.
Hoca, sistem ve oyuncu tercihlerinde doğruyu buldu (Hasan Hüseyin hariç) ama yukarıda da dediğim gibi doku uyuşmazlığı var.
Futbolcular, galibiyet için elinden geleni yaptı.
Hoca oyuncu değişikliği konusunda da fena değildi, ama biraz geç kaldı, bu da teknik ekibin zayıflığından kaynaklandı.
1-0 geridesin ve Kanga’yı oyundan çıkarıyorsun, çift forvete dönülseydi, bu maçı kesin kazanırdık.
Skora göre konuşacak olursak, Bayram Bektaş istifa etmeli.
Maçın geneline bakacak olursak da, büyük bir değişim var ve takım artık oynamaya başladı, kıpırdanmalar var, taşlar yerine konunca daha güzel günler bizi bekliyor.
Ama, skordan ziyade Bayram Bektaş, halı saha mantığı ile hareket etti ve takım üzerinden kumar oynadı, bu maçı hadi mücadele ederek kaybetti, ama daha öncesinde kaybedilen 3 maç ne olacak?
Maça iyi başlamışsınız, rakibinizin en etkili futbolcusu Loic Remy ve siz özel önlem almıyorsunuz.
Adam, pozisyonsuz gol attı desem abartmış olmam.
Yasir gibi bu sezonun en iyi çıkış yapan futbolcusu varken, iyi oynarken, Aziz’i tercih etmek bu yenilgiye etkenlerden biri oldu. Aziz’in, hazır olmayışı gün gibi ortada.
Aziz, belki de Yasir’den çok daha iyi, ama kim daha hazırsa, onu oynatmanız gerekiyordu, ama kime diyoruz ki?
Fernandes, ağır vasıta misali, bir şeyler yapmaya çalıştı, kumaşı var, çok kaliteli bir futbolcu, ona amenna itirazımız yok, lakin, adam hazır değil. Daha önce oyundan çıkarılsaydı bence daha iyi olurdu.
İlk yarıda en az 4 topu sırf kendini ispatlamak için atmaya çalıştığı çalımlardan dolayı kaybetti ve kalemizde büyük tehlike oluştu.
Fernandes’in, zamana ihtiyacı var, birkaç maç sonra bildiğimiz oyunu oynar, ama Hasan Hüseyin ile aynı anda oynamaz.
Kanga, 7. Dakikada Pedro’nun al da at pasını cömertçe harcadı, atsaydı kral olurdu, ama acele etti, acemilik yaptı ve maçı kaybettik.
Eğer, bu pozisyon gol olsaydı, şu an başka şeyleri konuşuyor olabilirdik.
Kanga, 10. Dakikada yine müsait bir pozisyonda kafa topunu auta attı ve saç baş yoldurttu.
Ağır vasıtamız Fernandes, 20 ve 26. Dakikalarda güçsüz ve hazır olmayışından ötürü gol atamadı, eski Fernandes olsaydı, kaleciyi de içeri sokardı…
Artıları da görmek mümkün…
Gol yiyince dağılmadık, ilk 35 dakikalık bölümde 3-4 farklı skora ulaşabilirdik.
Sadece, golü yiyince geriye çekildik, orada hoca kalitesi ortaya çıkıyor.
Allah var, Sapunaru’nun yokluğunda Lopes, birkaç pozisyon dışında görevini iyi yaptı.
Genel olarak, galibiyet bizim hakkımızdı, ama Rize evinde oynamanın avantajı ve sakinlikle olayı bitirdi.
Bu hafta Bayram Bektaş ve Bülent Bölükbaşı ile yollar ayrılsın, yeni hocaya şimdiden bakılsın, bu takımın havası çok değişir.
Kan değişikliği şart oldu.
Hocaya güven yok, ona güvenen Bülent Bölükbaşı’na da güven kalmadı.
Berna başkanın masaya yumruğunun vurma zamanı geldi.
Yazacak çok şey var, ama sonuçta yenildik, üst sıralar için büyük avantaj kaybettik.
Üst üste yenilgilere bir yenisini daha ekledik.
Sonuç olarak, bugünlere Bayram Bektaş ile geldik, onu da getiren Bülent Bölükbaşı, ikisi de şu an çekip gitse, bir Allah’ın kulu itiraz etmez…
İşi bilmez, yetkili ama etkisiz Bülent Bölükbaşı gitmezse, başka bir hoca da gelse bu takımdan bir halt olmaz.
Sorun, futbolcuların Bülent Bölükbaşı’nı istemediğinden kaynaklanıyor.
Şu ana kadar ne yazdıysak, ne söylediysek, çıktı, bari buna kulak verilsin ve bu ikiliyle zaman kaybetmeden yollar ayrılsın, çünkü olan Kayserispor’a oluyor…