Kayserispor, 7 Eylül Cumartesi günü deplasmanda Ankaragücü’nün konuğu olacak.
Her iki takım açısından da zor bir maç olacağından kimsenin şüphesi yok.
Rakibimiz, teknik direktör değişikliğine gitmesi hasebiyle, taraftar desteğini de arkasına alarak daha baskın oynayacak.
Beraberliğe tahammülleri yok.
Bu bizim için fırsat!
***
Biz de klasik deplasman takımı modunda sahaya çıkmalıyız.
Kazanmak için değil, beraberliğe oynayan, kontratak, bekleme oyununu sergilemeliyiz.
Deplasmandan alınacak 1 puan çok değerli olur.
Rakibimize karşı direncimizi ne kadar arttırırsak, o kadar iyi bir maç olacağı aşikar.
***
Her geçen dakika yemediğimiz gol, rakibimi daha da strese sokacaktır.
Bu da bize hücum anlamında kolaylık sağlayabilir.
Özellikle tam hazır olmasa da Miguel Cardoso’nun dönmesi hücum anlamında büyük katkı sağlayacaktır.
Cardoso’suz bir Kayserispor, 3. Lig takımı edasında bir görüntü veriyordu.
***
Thiam’a yine çok büyük iş düşecek.
Senegalli’yi fazlasıyla yerden ve havadan beslemek gerekiyor.
Sakatların dönmesi, hem rekabeti arttırdı, hem de gücümüzü…
Geçen hafta orjinal bir orta sahamız kalmamıştı.
Gerek Ali Karimi, gerek Kemen, gerekse de Cardoso olmadan bu iş olmuyor.
***
Evet, gelelim Kayserispor Başkanı Ali Çamlı’nın, gazeteci Azim Deniz’in programına katılmasının yansımalarına.
Ali Çamlı, öyle başlıklar verdi ki, 1 haftalık malzememiz cebimizde.
Bu tarz konuşmalar güzel, samimiyet yatıyor, ama sonrasında baş ağrıtabilir.
Her doğru, her yerde konuşulmaz, bazıları biraz daha mahrem kalmalı.
İç savaş, bizleri geri çekiyor, rakipleri de güldürüyor.
***
Biz her duyduğumuzu ya da bildiğimizi yazsak, buradan Ankara’ya yol olur.
İç hesaplaşma aynen kol misali, kırıldığı zaman içinde kalmadı.
Her konuşulan Kayserispor’a zarar veriyor.
Kim gelirse, bir öncekiyle soğuk savaş halinde.
‘Biz’ olmalıyız, geçmişi ya topyekün açıp, kim ne yaptı söylensin ya da güç savaşları bitsin.
Sürekli bir kısır döngü içinde her gelen başkasının açığını ararsa, zerre miktar ilerlememiz mümkün değil.
***
Son 3 yıldır yazıp söylediğimiz şeyler gün yüzüne çıkmaya başladı.
Buna güler misin, ağlar mısın?
Manuel Fernandes, Denis Alibec ve Andrea Bertolacci transferlerinin ta o zaman başımızı ağrıtacağını söylemiştim.
Örneğin bu 3 oyuncunun bize Türk parasıyla maliyeti 125 Milyon TL'ye denk geliyor, yazıktır, günahtır, bari işe yaramış olsalardı.
Her neyse, bu hamur çok su götürür, Sayın Ali Çamlı’nın politikasını beğeniyoruz, destekliyoruz, yolu açık olsun…
Aklımız başımıza geliyor, ama hep sonradan sonradan…