Fenerbahçe’yi de yeneriz…
Evet, ‘Biz’ olmaya devam edersek, yenemeyeceğimiz takım yok.
Yeter ki birlik ve beraberliğimizi koruyalım.
İstanbul takımlarını değil de kendi memleketimizin takımını tutalım.
İnsan, memleketin takımı dururken, başka takımı tutar mı?
***
Rakibimiz her ne kadar da ligin en çok gol atan takımı olsa da…
En çok puanı toplayan iki takımdan biri olsa da…
En çok deplasmandan puan toplayan takım olsa da…
Deplasmanda en az gol yiyen takım olsa da…
Deplasmanda hiç yenilgi almamış olsa da…
Biz bu Fenerbahçe’yi yeneriz…
***
Şu ana kadar toplanan 29 puanın tesadüf olmadığını göstereceğiz…
Evinde en az gol yiyen takımız…
Kapalı Kale’miz var…
Evimizde oynayacağız…
Kayseri’de bu sezon hiç kaybetmedik…
Rakibimiz deplasmanda yenilmedi, biz de Kayseri’de!
***
Rakibin en etkili gol silahı Edin Dzeko oynamayacak.
Keşke oynasaydı, ama bizim için fark etmez…
Bu aslanların Trabzonspor’u nasıl durdurduğunu ve mağlup ettiğini hep birlikte gördük.
Her maçın ayrı bir hikayesi var, rakibimizin artılarını ve eksilerini çok iyi biliyoruz.
Eskisi gibi kolay gol yiyen, gol atamayan bir takımımız yok.
***
Gol krallığı yarışında Mame Thiam gibi üst düzey bir golcümüz var.
Senegallinin eski takımına karşı ayrı bir motive olacağından hiç şüphem yok.
Tüm futbolcular zaten böylesi maçlarda kendi kendine motive olur.
Kayserili sporseverler de maçta Kayserispor’u destekleyerek, bu motivasyonu arttıracaktır.
***
Tek sıkıntımız şu; maça geleceklerin çoğu ne yazık ki Fenerbahçeli olacak.
Bunu yıllardır görüyoruz, görmeye de devam edeceğiz.
Şehrimizin en büyük marka değeri olan Kayserispor’u sürekli yalnız bırakıyoruz.
Seyircilerin çoğunun Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray maçlarında daha çok ilgi gösterdiğini görüyoruz.
Bu böyle oldukça başarı, sadece sportif olarak kalır.
Attığınız taş yerini bulmaz.
***
Kayserispor sevgisini ne zaman ki daha ön plana koyduk, o zaman başarıya ulaşırız.
Tamam, kimin hangi takımı tuttuğu bizi ilgilendirmez, ama Kayserispor tribünlerine girip de gönlü Fenerbahçe ya da başka bir İstanbul takımı tutanların bu kulübe ne kadar zarar verdiğini biliyoruz.
Birkaç yıl önce Trabzonspor maçında tribünden atılan yabancı maddeleri atanlar Kayserispor taraftarı değil.
Kayserispor taraftarı kendi kulübünün ceza almasını asla istemez.
Ama, sırf kendi takımlarının ezeli rakiplerine bağırıp, hakaret etmek için maçlara gelen, egosunu tatmin edenler var ne yazık ki.
***
Bunları tespit ekmek, samanlıkta iğne aramak kadar zor!
Tek çare, Kayserispor sevgisini çocuklarımıza, yeğenlerimize aşılamak.
Memleket sevdasını önce anlamalı, ardından yaşamalı, sonrasında da gelecek nesillere sevgiyle aktarmalıyız.
Herhangi bir taşkınlık, fanatiklik ve holiganlıktan uzak durmalıyız.
Nihayetinde, sadece maç yapılıyor, ama bazen maç izlemek yerine edilen küfürler, hareketler maçın önüne geçebiliyor.
Bunun için önce Kayserisporlu olmak gerekiyor.
***
Kendi memleketinin takımını tutmayıp, başka takımlara gönül verirsek, o zaman İstanbul takımlarını sadece TV ekranlarından izlersiniz.
Böylesi maçlar öncesinde maça ücretsiz girmek için birçok kişi arıyor.
‘Beni stada girdiremez misin?’ sorusunu 24 yıllık meslek hayatımda sürekli duyuyorum.
Nedir bu?
Stada beleş gireceksin, rakip takımı tutacaksın, üstelik yaptığın herhangi bir taşkınlığın cezasını da Kayserispor çekecek öyle mi?
Yok öyle bir dünya.
Birçok isim, böylesi maçlar öncesinde telefonlarını kapatmak zorunda kalıyor.
***
Passoligi olmayan stadın yanından bile geçirmemeliyiz.
Localara girecek insanlar birilerinin yanından elini kolunu sallayarak girdirmemeliyiz.
Burada emniyet mensupları ve güvenliklere çok iş düşüyor.
Çoluğunu çocuğunu alıp, passoligi olmayan ve maça giren o kadar çok kişi var ki.
Passoligi boşuna koymadılar, turnikeler ve kameralar boşuna yapılmadı.
Sonunda stada usulsüz girişten dolayı ceza üstüne ceza yiyoruz.
Böylesi maçlar öncesinde ve sonrasında bu tarz sıkıntılar çıkıyor.
Lütfen izin vermeyin.
Bir tane Kayserisporumuz var, sahip çıkalım.
En büyük örneği Erciyesspor, sahip çıkılmadı ve Süper Lig takımımız tarihe gömüldü.