Hakan Çiftci

Eller günahkar – Kayserispor Haberleri 

Hakan Çiftci

Sezen Aksu’nun şarkılarını severim.
Başlıktan da anlaşılacağı gibi ‘Eller günahkar’ derken siz değerli okuyucularımız konuyu anladığını biliyorum.
Kayserispor’un, Başakşehir ile oynadığı maçta yine hakem katliamından bahsedeceğim.
Maçın hemen başında ve bitiminde tüm Türkiye’nin gözleri önünde üç net penaltımız verilmedi.
***
Özellikle maçın başındaki penaltı verilmemesine şaşırdık mı?
Tabii ki de  hayır.
Yıllar önce bizde de forma giydi Emmanuel Adebayor, Kayseri’de oynanan maçta basketbolcu edasıyla topu elinle kontrol etmişti.
Hakemler yine görmezlikten gelmişti.
***
Rakip Başakşehir olunca yine benzer tiyatro izledik.
Yüzde 100 penaltıyı hakem Halil Umut Meler, vermedi, VAR’a bile gitmedi.
Sadece, dinlemekle kaldı.
Sıkıntı değil, zaten gitseniz de vermeyecektiniz, bunu çok iyi biliyoruz.
***
Bu tarz kollama (Torpil) hareketlerinin faturası özellikle Avrupa maçlarında karşımıza çıkıyor.
Hakemleri ve lobileri Türkiye’de ele geçirip, Anadolu takımlarını ezip geçen takımların aldıkları sonuç ortada.
Sadece ve sadece kendilerini kandırıyorlar.
Üstelik kul hakkı işliyorlar.
***
Maçın bitimine az süre kala Thiam’a yapılan hareketin de penaltı olduğunu herkes gördü.
Ama, yine devam kararı verildi.
Son saniyelerde yine el pozisyonu oldu, hakem Halil Umut Meler yine dinledi ve maçı devam ettirdi, sonrasında da karşılaşma sona verdi.
Hiçbir şey olmasa da 3 tane net penaltımız göz göre göre çalındı.
***
Hatta Abebayor, birkaç yıl sonra elle aldığını açıklamıştı.
Ama, iş işten geçmişti.
Futbolcu pozisyon anında ‘Evet, elime değdi penaltı var’ diye itiraf etse ne olacak?
Kendisi kahraman olur, fakat kulübüyle büyük sıkıntı yaşar.
Korku imparatorluğunun sonuçlarını az önce Avrupa arenasında anlattım.
Yazımın başında da belirttim ‘Eller günahkar’ diye.

Ama aynı şarkıda, 'Masum değiliz' kelamı da geçiyor, derin anlam içerir...
Kul hakkı dedik, ama belki bunu burada anlayamayabilirler…
***
Evet gelelim Çağdaş Atan’a.
Çok fazla bu konuyu ele aldım, ama yine de birkaç kelam etmek lazım geldi.
Çağdaş Atan’ın, ‘Biz maalesef burada bir hain gösteriliyoruz şu an. Bu da en kolayı. Bizi acıtanlar neler, buradaki içimizde olan taraftar gruplarının bazı şeylere göz göre göre inanması, inandırılması. O beni çok üzen bir durum’ sözleri çok manidardı.
Burada Çağdaş Atan’ın ayrılmasına kimse bir şey demiyor.
Yine kimse Çağdaş Atan’ı da hain olarak görmüyor.
Gitme şeklinin yanlış olduğunu söylüyoruz, kendisi zeki biri, ama bizleri aynı kefeye koymuyor.

Üstelik, taraftarımız da özellikle Ahmet Dirgenali de, çok zeki biri, kimsenin sözüyle kandırılmaz, doğruyu yanlışı bilir...
Hoca, ‘Zaten gidecektim, hatır gönül Kayseri’de kaldım, daha çok para veren vardı, orayı tercih ettim’ diyemiyor.

Sürekli bir suçluluk psikolojisi ile kendini anlatmaya çalıştı, belli ki 'Hayallerimiz bütçelerden büyük' dediği gibi dersine çalışıp gelmiş.

Kardeşim, sözleşmen devam ederken, başka kulüple görüşmene tepki var, halen bunu anlayamıyor musun?
***
Maç ile alakalı da birkaç kelam yazmak gerekirse, coşkulu bir taraftar grubu olan Kapalı Kale’nin desteğiyle bir şeyler yapmaya çalışan Kayserispor’u izledik.
Rakibimizi elimizden kaçırdık diyebiliriz, ama bu kaçıncı kaçırış?

HAkem faktörü olmasaydı, 3-0 bitecek bir maçtan bahsediyoruz.
Takımın ortaya koyduğu futbolu genel anlamda beğendiğimi söyleyemem.
Yer yer inanılmaz bir baskı kurduk, ama özellikle de Cardoso’nun yokluğunu mumla arıyoruz.

Ali Karimi ve Kemen de olmayınca, hücum anlamında zayıf kaldık.
Yeniler boy gösterdi, hazır değiliz, ama yine de alının 1 puan fena değil.
Sezen Aksu ile başladık, Çağdaş Atan da gitmeden önceki hafta taraftara böyle bir tiyatro oynamıştı.
Başka bir yazıda görüşmek üzere, Allah’a emanet olun…
 
 

Yazarın Diğer Yazıları