Hakan Çiftci

Beleşçiler siz de mi geleceksiniz?

Hakan Çiftci

Bugün büyük gün…
Toplamda 66 günlük Süper Lig heyecanı sona eriyor.
Kazasız, belasız bir lig olması umuduyla…
Bilindiği üzere geçtiğimiz sezon dünya kupasıydı, depremdi derken, ne ligin ne de hayatın bir anlamı kalmıştı.
*
Evet, bugün Galatasaray ile karşılaşacağız.
Rakibimizin son şampiyon olması, yaptığı transferler ve mevcut kadroları göz korkutmuyor değil, fakat biz de Kayserispor’uz.
Oynanmamış maçın sonucunu tahmin etmek zor.
Galatasaray, kağıt üzerinde favori görünüyor olabilir, ama eğer akıllı hamleler uygularsak maçtan puan ya da puanlar almamız içten bile değil.
*
Öncelikle Galatasaray’ın gücünü bilerek oynamamız şart.
Geçtiğimiz hafta da yazdım, ama Majid Hosseini’nin sakatlanması işimizi daha da zorlaştırıyor.
Ama, kriz durumlarını fırsata çevirmemiz mümkün.
Olaya hep olumlu bakıyorum, ama bardağın bir de boş kısmı var.
Önce dolu kısımlarını yazalım, ardından da boş kısmına geçeriz.
*
En büyük itici gücümüz her zamanki gibi taraftarımız Kapalı Kale olacaktır.
Seyirci demiyorum, demeyeceğiz, çünkü bizim seyirciye ihtiyacımız yok.
Sağ olsun Kapalı Kale, yıllardır takımını yaz kış, gece gündüz, yağmur çamur, içerde dışarda destekliyor.
Geçtiğimiz sezon taraftarın aldırdığı bir çok maç var.
Neden bugün de başarmayalım?
*
Galip gelmemiz içten bile değil, ama bunu yapabilmek için önce inanmak gerekiyor.
Geçtiğimiz sezon son şampiyona öyle bir ders verdik ki, dillere destan.
Bunu başarabilmek için öncelikle dirençli olmamız gerekiyor.
Sabırlı bir futbol ortaya koymak gerekiyor.
Galatasaray’ı mağlup ederiz şeklinde bir mantıkla sahaya çıkarsak 5’lik oluruz.
Ama, yenilmemek için çıkarsak, beraberlik hatta galibiyet bile alabiliriz.
*
Gol yemediğimiz her bir dakika bizi daha dirençli kılacaktır.
Transfer yapamadık gibi bir bahane bize yakışmaz, sonuçta sahaya 11 kişi çıkıyoruz.
Tamam gücümüz belli, ama ne yapabileceğimiz de ortada.
Eğer Galatasaray’ın önemli gol ayaklarını kilitlersek, bu iş kolay bir şekilde sonuçlanabilir.
*
Ha, sahadan ağır bir yenilgiyle ayrılmamız da ihtimaller arasında.
Ama ben, Galatasaray karşısında doksan dakika savaşan bir futbol ortaya koyacağımızdan eminim.
Stada gelecek olan seyircilerimiz de Taraftarımıza, yani Kapalı Kale’ye ayak uydursun.
Tüm stat tek yürek, tek bilek, tek ses olursak, yenemeyeceğimiz takım yok.
Oyunun gücünün ortaya çıkmasında taraftarımızın büyük payı var, umarım evdeki hesap çarşıya uyar.
*
Son olarak, maça girmek için bin bir şekle giren, beleşçi pardon torpilli vatandaşlara da buradan seslenmek istiyorum.
Kendi memleketinizin takımını tutmadığınız aşikar, ama buna bir sınır getirmek lazım değil mi?
Kayseri’de ortalama 18-20 maç oynanıyor, ama bazı tipler Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe maçlarında stada beleş girmek için yapmadığı takla kalmıyor.
Girdiklerine mi yanalım, onlardan dolayı ceza yediğimize mi yanalım bilemiyorum.
*
Gerçek Kayserispor taraftarı kombinesini alır, şehrin takımına sahip çıkar, az da olsa maddi katkı sağlar.
Takımın transfer tahtası kapalı, adamın umurunda bile değil.
Tek düşündüğü kimin arkasından, kimin locasında beleş maç izleyeyim, çerez yiyip, içecek içerim, çay içeyim.
Yapmayın etmeyin, ayıptır günahtır.
Bu takımın ceza yemesine sebep olmayın, gidin elinizi cebinize atın ve bilet alarak girin.
Böyle tiplere de tepki verelim.
Bu ara bu yazım malum, siz değerli okuyucularımız için değil, Kayserispor’u düşünmeyen, ceza yemesine sebep olanlara.
Pazartesi günü görüşmek üzere, Allah’a emanet olun, 3 puan bizim olsun, böylesine zorlu bir süreçte yüzümüz gülsün…

Yazarın Diğer Yazıları