Bunca eksiğe rağmen deplasmandan alınan 1 puan iyi sonuç, ama...
Asıl sorgulanması gereken şey, biz neden deplasman maçlarından galip gelemiyoruz?
Eğer hedef; ilk 10 ise, deplasman maçlarından da galibiyetle ayrılmalıyız.
Eksiklere tamam, ama sahaya 11 kişi çıkıyorsunuz.
***
13 maçta 1 galibiyet alan Galatasaray’dan puan almayana kızıyorlar.
İç sahadaki başarılı çizgimizi, ne yazık ki, deplasman maçlarında ortaya koyamıyoruz.
Öne geçip de kaybedilen puan sayısı 22 oldu.
Galip gelebilirdik, ama inanılmaz baskı yedik, kaleci Bilal Bayazit’ın da muhteşem performansını göz önünde bulundurmalıyız.
Bilal Bayazit, Galatasaray’a geçit vermedi.
Geçtiğimiz hafta içinde de yazdım, yeni bir yıldızımız doğuyor.
22 yaşındaki genç file bekçisi,önümüzdeki dönenin en çok konuşulacak ismi olacak.
***
Kaybedilen 22 puanını 4’ünü iç sahada, 18’ini de deplasmanda yaşandı.
Buradaki problem halen devam ediyor.
Takım son haftalarda aman aman bir futbol ortaya koymuyor.
Önemli eksiklerimiz vardı, halen de var, fakat bu bahane olmamalı.
Eğer yukarıları hedefliyorsak, içeri dışarı demeden şartlar ne olsursa olsun kazanmalıyız.
***
Süper Lig’deki son galibiyetimizi Başakşehir karşısında almıştık.
169 gündür deplasmanda 3 puan sevinci yaşayamıyoruz.
Tabii ki Kayserispor’un bu sezonki başarısından gurur duyuyoruz ve memnunuz, ama neden daha iyi olmuyor, bunun tartışmasını yapmalıyız.
***
Son 10 yılın en iyi kadrolarından biri kuruldu, fakat deplasman maçları hiç iç açıcı değil.
Bundan sonraki ilk deplasmanımız da Trabzonspor!
Bundan dolayı, bu süreç devam eder gibi görülüyor.
***
Taraftar desteğine arkasına alan maçın ilk 20 ve ikinci yarısındaki 20 dakikalık bölümde takım savunmasını çok iyi yaptık.
Ama, Bilal’in yüksek performansı olmasaydı, şu an başka şeyleri konuşuyor olabilirdik.
Onun dışında başarılı olduğumuz bir konu yok.
Aynı baskıyı bizim de kurmamız gerekiyor.
Biraz korkak oynuyoruz...
Daha cesaretli olsaydık, belki de İstanbul’dan bir zaferle daha ayrılabilirdik.
Tamam, haddimizi bilerek oynamak da bir taktik, fakat toplamda 26 kez rakibimize şut şansı vermişiz.
Bu şutların 7’si kalemizi bulmuş.
Eğer Bilal gününde olmasaydı, ağır bir yenilgi kaçınılmaz olurdu.
***
Maçın hakkı kesinlikle beraberlikti.
3 puanı kaçırdığımız için üzgünüz, fakat kaybetmediğimize de sevinmeliyiz.
Thiam’ın yorgun, Mario’nun hastalıktan yeni çıkması, hamle gücümüzü düşürdü.
Takım bütünlüğünü sağlayamıyoruz.
Savunma başarısını, hücumda da kullandığımız zaman kolay kolay maç kaybetmeyiz.
***
Emrah’ın ısınırken sakatlanması, Abdulkadir’in olmayışı da hücum yönünde elimizi zayıflattı.
Artık bu maç geride kaldı.
İlk yarıda 1-1 berabere kaldığımız Giresunspor’u, Kayseri’de taraftar desteğini arkamıza alarak mağlup edip, yolumuza devam etmeliyiz.
***
Uğur Demirok’un kupa maçında gördüğü saçma sapan kırmızı kart olmasaydı, yorgun olmaz, belki de galip gelebilirdik.
Üst üste oynadığımız zorlu deplasman maçlarının ardından düşüş olması muhtemel.
Rehavet en büyük tehlike!
Fenerbahçe’yi eledik, Galatasaray’dan 1 puanı aldık ne de olsa Giresunspor’u yeneriz gibi bir düşünce hesapta olmayan bir yenilgi almamızı sağlayabiliriz.
Burada teknik heyete büyük iş düşüyor.
Rotasyona gitmenin tam vakti!
***
Tabii ki bunları söylerken, 3 gün önce de Kupa maçına çıktığımızı da hesaba katmalıyız.
Üst üste çok zorlu maçlardan 1 galibiyet, 1 beraberlik ile ayrılmak da her babayiğidin harcı değil.
Bu maçta kazanılan 1 puan, Bilal Bayazit’a tabiri caizse “Avşaroğlu’na” yazar.
***
Zorlu viraj daha da keskinleşiyor.
Daha çok çalışıp, konsantrasyonumuzu artırıp, artık deplasman fobisini de yenmeliyiz.
Hem ligde, hem de kupada yoluna emin adımlarla ilerleyen Kayserispor’umuzu tebrik ediyoruz.
Yarın da Kayserispor’daki kurumsal yapıya değineceğim.
Halen bir basın sözcüsünün olmaması inanılır gibi değil...