Geçen gün yol kenarındaki bir su birikintisine bakıp gülümseyen bir çocuk gördüm. Eğildi, yerden aldığı küçük bir taşı suyun tam ortasına bıraktı. O an anladım; biz yetişkinlerin görmeden geçtiği o çamurlu su, onun dünyasında gökyüzünün yeryüzündeki ilk yansımasıydı. Taş suya değer değmez, yerdeki gökyüzü dalgalanmaya başladı.
Çocuk, o minik eliyle sanki gökyüzünü yerinden oynatmış, bulutlara dokunmuş gibi heyecanla izliyordu oluşan halkaları. Gökyüzünü dalgalandıran o küçük adımları izlerken, toplumun temeli olan "çocuk" kavramı üzerine yeniden düşündüm.Bugün çocuk dediğimizde, televizyon ekranlarında ya da Instagram gibi sosyal medya platformlarında karşımıza çıkan o beğeni ve reyting malzemesi içerikleri düşünüyoruz. Çocukları sadece akşam haberlerindeki iç acıtan olumsuz olaylarla ya da sosyal medyada daha fazla izlenmek için paylaşılan yapay videolarla ele alıyoruz. Oysa çocuğun toplumdaki yeri, medyanın ve dijital dünyanın onu sığdırdığı bu dar kalıplardan ibaret değildir. Çocuk, sadece bir tüketim nesnesi, bir ekran figürü ya da başı dertte olduğunda hatırlanan pasif bir varlık hiç değildir. O, bugünümüzden hiç göremeyeceğimiz bir zamana, geleceğe gönderdiğimiz canlı bir mesajdır.
Biz onu ekranlarda neyle ele alıyorsak çocuk sadece ondan ibaret kalmaz; onun çok daha ötesinde, yaşayan ve dönüşen gerçek bir insandır. Bizler farkında olsak da olmasak da, bu canlı mesajın içeriğini her gün kendi davranışlarımızla, o akıllı telefon ekranlarının arkasındaki gerçek hayatımızla yazarız. Bir çocuğa gösterdiğimiz şefkat, o suyun yüzeyinde başlayan ve geleceğe uzanan o mektubun ilk kelimesidir.Büyük binalar, kurallar ya da ekonomik güçler toplumu ayakta tutmaya yetmez. Toplum dediğimiz yapının asıl harcı, sosyal medyadaki o yapay, filtrelenmiş sunumlar değil; yerdeki çamurda göğün yansımasını gören ve bir taşla o gökyüzünü dalga dalga büyütebilen çocuğun gerçek iç dünyasıdır. Toplumsal yaşamın ilk tohumları çocuklukta atılır. Bugün bir çocuğun yüzünde açan bir tebessüm, tıpkı o sudaki halkalar gibi büyüyerek gelecekteki huzurlu bir toplumun habercisi olur. Onun ruhunda açılan bir yara ise yarının güvensiz ve mutsuz dünyasının işaretidir.O çocuk suda bıraktığı halkalarla yoluna devam edip gözden kayboldu. Bizler dünyayı değiştirecek büyük projeler ararken, değişimin en etkili öznesi her sabah yanı başımızda hayata gözlerini açıyor. Gelecek, Instagram akışlarındaki ya da televizyon ekranlarındaki o kurgu dünyaların çok ötesindedir; gelecek, bugün evlerimizde ve sokaklarımızda o ilk yansımaya dokunarak dünyayı yerinden oynatan canlı mektupların ta kendisidir.