KAYSERİSPOR, genelini iyi oynadığı ve pozisyonlar bulduğu maçı, son paslardaki tercih hataları nedeniyle golsüz beraberlikle kapattı. Tribünlerde esen dostluk rüzgarı, sahadaki rekabete de yansıdı ve karşılaşma başladığı gibi golsüz sona erdi. Sarı-kırmızılılar ‘Bu maç nasıl berabere biter’ dedirtemese de konuk ekipten daha üstün oynadı. Rakibine pozisyon vermedi, ama yakaladığı az sayıdaki fırsatı da cömertçe harcadı.
Ligin sürpriz ekibi olarak görülen ve har hafta tökezlemesi beklenen Kayserispor, hakemin vermediği ya da görmediği penaltı pozisyonu dışında 3-4 de net fırsat yakaladı. Sarı-kırmızılılar adına iyi denebilecek şey ise, rakibine pozisyon vermemesiydi. Lung terlemeden maçı tamamladı. Onur’un dakikalardan çalma çabası bile rakip takımların Kayseri’de eskisi kadar rahat olmadığının ve 1 puana razı olduğunun en büyük göstergesi olsa gerek.
Ligde 11’inci hafta geride kalırken, artık kimse Kayserispor’un başarısını tartışamaz. Bir takıma şans 11 hafta yardım etmez. Sarı-kırmızılılar, evinde ya da deplasmanda çıktığı her maça ortak olduğunu defalarca gösterdi. Oynadığı 11 maçın sadece 2’sini kaybeden bir takımın bulunduğu yere ‘Suni’ demek ancak futbol dehalarının ! gündemini meşgul eder. Üstelik sarı-kırmızılılar berabere kaldığı hemen hemen tüm maçlarda galibiyeti kaçıran tarafsa, Kayserispor’un kolay lokma olmadığını kabullenmek, bu başarıya saygı duymak, mütevazi bütçelerle milyon dolarları sokağa atan takımları geride bırakmasını alkışlamak zorunda, sözde spor otoriteleri.
SUMUDICA’NIN İŞİ ZOR
Artık kabullenin, şampiyonluk adayı olarak gösterilen takımların ‘Nal’ topladığı ligde Kayserispor fırtınası esmeye devam edecek. Futbolda çok para harcayan değil, doğru hamleler yapan takımların çok daha başarılı olduğunu artık herkes kabul edecek. Ligde hemen hemen tüm takımlar, eksiklerini gidermek, takımlarına takviye yapmak için Ocak ayını beklerken, Kayserispor’da oynamak için sırasını bekleyen, forma şansını bulduğunda ‘Bu yarışta ben de varım’ diyen futbolcu ordusu var. Trabzonspor maçında da oyuna girmesiyle rüzgarı Kayserispor lehine çeviren Asomah Gyan yarışa katılanlardan sadece biri. Kayserispor’un yedek kulübesi de sahadaki 11’i kadar zengin. Hatta 18’e giremeyen futbolcular da ilerleyen haftalarda eminim ki bu yarışa ortak olacak. Sumudica, bundan sonra kadroyu belirlerken kılı kırk yarmak zorunda. Kadro zenginliğini de yakalayan Kayserispor, ligin en rahat takımı.
DENİZ’İN TEK KUSURU ÇENESİ
Kayserispor’ün en büyük silahlarından biri şüphesiz ki Deniz Türüç. Her geçen gün futboluyla büyüyen genç yaşında taraftarın sevgilisi olmayı başaran Deniz’in ise tek kusuru çenesi. Kayserispor’a geldiği günden itibaren futboluyla büyüyen, alınan her başarılı sonuçta imzası olan Deniz, zaman zaman gençliğin tatlı şımarıklığıyla, yanlış tercihler yapıyor. Ama bundan da önemlisi hakemlerle çok konuşuyor. Deniz’in gördüğü sarı kartların neredeyse tamamı hakeme itirazdan. O kadar çok itiraz ediyor ki, haklı olduğu pozisyonlarda dahi hakemleri inandıramıyor. Kayserispor’un en büyük silahlarından Deniz, Trabzon maçında gördüğü gereksiz sarı kart nedeniyle Gençlerbirliği maçında forma giyemeyecek.
SEVİNEN TRABZON
Trabzonspor maçına gelecek olursak, Kayserispor, yine sabırla pas yapıp, kanat bindirmelerle rakip kaleye inmeye çalıştı. Özellikle ikinci yarıda rakibinden çok daha üstün olan Sarı-kırmızılar galibiyeti kaçıran taraf oldu. Hakem kritik pozisyonlarda tüm tercihlerini konuk ekipten yana kullandı. Buna rağmen Asomah Gyan’ın oyuna girmesiyle, Kayserispor, neredeyse tek kale oynadı. Belki rakip kaleyi abluka altına almadı, çok pozisyon bulmadı. Ama rakibe sıfır pozisyon veren sarı-kırmızılılar, Onur’un koruduğu kalede daha sık görüldü ve net fırsatları değerlendiremedi. Maçın kırılma anı ise, hakemin görmediği ya da çalmadığı penaltı pozisyonuydu.