Demet Öztürk

ALAYLI MI? MEKTEPLi Mi ?

Demet Öztürk

Alaylı mı mektepli mi tartışması en çok basın sektörü için dillendirilir. 
 
Ben mesleğe başladığımda da aynı tartışmalar vardı. Ama yanıtı ‘Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan’ tartışmasına dönüştü her defasında. Hafta sonu Erdemli Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen ‘Medya yarışması’na da ‘alaylı mektepli’ tartışması damgasını vurdu.
 
Akademisyenlerle, gazeteciler ‘Kadına şiddet’i tartışırken de fikir ayrılığına düştü.
 
Akademisyenler teoride, alaylılar ise pratikte kendini ifade etmeye çalıştı.
 
Mersin Erdemli Belediyesi’nin evsahipliğinde bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen ve
geleneksel hale gelen Kızkalesi Medya Yarışması’na 16 ilden gazetecilerin yanı sıra çeşitli üniversiteleri temsilen çok sayıda da akademisyen katıldı. 3 gün süren ve dolu dolu geçen programda ana tema, kadına şiddet, medyada veriliş şekli ve çözüm önerileriydi. Akademisyenler sorunu anlattı, ama çözüm önerisi sunamadı. 
Diğer bir deyişle haber ya da haber başlıklarını eleştirdiler ancak nasıl olması gerektiği noktasında tıkandılar. Çünkü onların da bu konuda bir fikri yoktu.
 
Yerel medyanın katıldığı toplantıda örneklerin yurt dışından ya da yaygın basından olması da akademisyenlerin dersine iyi çalışmadığının göstergesiydi aslında. Tartışma bir anda ‘akademisyenlerle sahadakiler’in karşılıklı kendini savunmasına döndü.
 
Aslında iki tarafta kendi penceresinden haklıydı. Akademisyenler olmaması gerekeni söyledi ,ama nasıl olması gerektiğini anlatamadı. Sahadakiler, yani
alaylılar ise, teoride anlatılanların pratikte uygulamasının imkansızlığını dile getirdi.
 
Dolayısıyla orta noktada yine buluşulamadı.
 
Bir kez daha gördük ki ‘Alaylı mektepli’ tartışması uzun yıllar daha tartışılacak.
 
Ancak toplantıların sonunda görüldü ki asıl sorun iletişimsizlik. Akademisyenler, alaylılara çok uzak. Belki de o yüzden, her yıl iletişim fakültelerinden mezun olan yüzlerce genç işsizlik sorunuyla karşı karşıya. Ya da derste öğrendiklerinin sahaya çıktıklarında pek de işe yaramadığını görüyorlar. Oysa daha sık bir araya gelinse, akademisyenler öncesinde sahada çalışmış olsa, ya da sahaya inmeyi denese, o da olmuyorsa sahadakilerle bir araya gelse, daha donanımlı, daha hazır mezunlar verir. Her zaman oılduğu gibi ‘Alaylı Mektepli’ tartışması bir kez daha yarışmanın önüne geçti. İki taraf arasında soğuk rüzgarlar esmesine neden oldu. Kayseri adına sevindirici olansa, 5 dalda gelen ödül oldu. Evet 16 ilden 300’ün üstünde
eserle katılımcı ve 38 dalda ödül verilen yarışmanın gala gecesine Kayseri 5 ödülle damga vurdu. Kayseri’ye 5 ödülle dönmenin gururunu yaşadık.
 
Gecenin tek gerçeği Kayserili meslektaşlarımızın başarısıydı. Kayseri’den ödül alanlar arasında alaylı da vardı mektepli de. Sonuç olarak; Demek ki işini iyi yapanın alaylı mı mektepli mi olduğuna değil, işine nasıl yaptığına bakılıyor.
 
Bu tartışma bitmeyeceğine göre, elele verip sorunları en aza indirip orta noktada buluşmak gerekiyor. Ödül alan tüm meslektaşlarımı kutluyorum, alkışın en büyüğünü ise Erdemli belediyesine. Erdemli belediyesi 3 yıldır hem böylesine büyük bir organizasyona evsahipliği yapıyor, hem bölgenin tanıtımına katkı sağlıyor. Umarım Erdemli belediyesi, diğer belediyelere de örnek olur.

Yazarın Diğer Yazıları