Cemil Görücü

SON NEFES!

Cemil Görücü

 
ADAM hızlı sürdüğü
traktörü ile yay çizer gibi
kapının önüne durdu. Kapıda
bekleyen gence seslenerek.
- Kemal Yefendi evde
mi? diye sordu.
- Evde, dedi genç.
Üstündeki tozu, eli
ile temizleyebildiği kadar
temizledi. Eve doğru yürüdü.
Evde hareketlilik
başlamış. Her zaman olduğu
gibi kendisini soran bir misafiri
karşılamak için kapıya doğru
yürüyen Kemal Yefendi ile
eşikte karşılaşmışlardı.
Kemal Yefendi tebessüm
ile gelen misafire “hoş
geldiniz” dedi.
Misafir gördüğü
tebessüm ve gösterilen ilgiden
dolayı o kadar memnun
kalmıştı ki. Derdinin,
sorusunun tesirini unutmuş
gibi içeri girdi.
Kemal Yefendi köşeye
oturmasını istediyse de,
saygısından kapının eşiğinde
duran sandalyeye oturmuştu.
Gelen misafiri tanımış ve
ismi ile hitap ederek.
-Nasıl hasat, bereketli
olmuştur inşaAllah,
işleriniz nasıl, diye sordu.
-Hamdolsun Yefendi,
Şükür.
Kemal Yefendi , “öyle
der” diye başladı.
Merak ediyordum. Kim
öyle der?. Sonradan öğrendim
ki . Öyle diyebilecek, doğru
olanı söyleyecek tek Kuran-ı
Kerim vardı.
Dünya işlerini
konuşmayı sevmezdi
Kemal yefendi.
Hal, hatır sorar ve
Ayet, Hadis, Kıssa ile çok hoş
sohbetler yapar, zamanın nasıl
geçtiğini anlayamazdın.
Çekinerek. Yefendi bir
sorum olacak dedi, misafir.
-Hay hay dedi. Kemal
Yefendi. Bu arada hazırlanan
tepsi üstünde çay, Çerkes
ekmeği (ince dilimli) peynir,
Quezapha gelmiş sehpanın
üzerine konmuştu.
- Misafir yere oturup,
çayı içmeye,gelen ikramı
yemeye başladılar.
Misafir söz istedi.
-Kemal yefendi. Son
günlerde aklımdan gitmeyen
bir soru var ve cevap
bulamadığım için işlerimi
etkileyecek derecede düşünür
oldum. “Son nefesimi
verirken kelime-i şahadet
getiremezsem diye” içimde
korku oluştu .
Kemal Yefendi.
-Alah Allah. Maşallah.
dedi.
Misafir bir taraftan çayını
yudumladı, bir taraftan da
Kemal Yefendi ne diyecek
diye pür dikkat başını kaldırdı
ona doğru bakmaya başladı.
Kemal Yefendi.
-O iş öyle değil dedi.
-Yatarken, kalkarken,
giderken, inerken, her
zaman, heryerde Allah’ı
anmanızı söyleriz.
- Allah’ı andığın işte o
anlar. Aklının yerinde olduğu
son nefeslerdir.
- Yani devamlı analım
ki, aklımız yerinde iken
Allah ile irtibatımızı
kesmemiş olalım.
- Suya düşen bir insan
can havli ile kurtulmak için
çırpınır, kaza yapan, her
tarafı kanlı kişi onun tesirinde
olur. Son nefes demek aklın
yerinde olduğu an demektir.
Vafat ederken aldığın son
nefes değildir.
- Sık sık Allah’ı
zikretmek bu açıdan çok
önemlidir, dedi.
Misafir;
Eline çayını aldı sırtını
sabit sedire (Ğoluphe) doğru
dayadı. Allah razı olsun, şimdi
bu çayı rahat içerim dedi.
Kemal Yefendi, misafirin
hoş tavırları ve kendisini
dinlemesinin verdiği rahatlıkla.
- Ya öyle tabi. Allah
işlerinizi asan etsin.
Sizler çocuklarınızın
nafakasının peşinde helal
kazanç için koşturdukça
Allah’ı devamlı zikredin.
Allah her zaman yanınızda
olacaktır, dedi.
Misafir hızlı geldiği
traktörüne binerken.
- Bismillah dedi.
Kelime-i Şehadet getirdi
ve sakince yoluna devam etti.

Yazarın Diğer Yazıları