Cemil Görücü

SİYASET DE SAMİMİYET

Cemil Görücü

Ali Babacan ODTÜ de kendi bölümünde okudu ve birinciliği olan zeki bir öğrenciydi.

Siyasete girdikten sonra. AKParti kimliği ile mezun olduğu okula gittiğinde yuhalandı, istenmedi.

Başarılı olmak , üstün olmak, zeki olmak,yakışıklı olmak, çoğunluğun tercihi olmuyormuş. Çoğunluğun dünya anlayışı ne ise , aynı anlayışta ama fakir olsan da içlerinde olmana engel değilmiş.

Peki; içlerine girdiğinde kabul edilen, Görevlerin en zor olanı kendisine  güvenilerek verilen. Sayılan, sevilen, Akpartide yuhalanmayan bu zeki öğrenci. AKParti teşkilatından neden koptu.

Okuduğu okulunda İstenmeyen konumda olduğunda üzüldüğümüz,

AKParti de baş üstünde tutulan ve kritik görevler verilen sayın Babacan’ın kendisinin,  AKParti teşkilatını istememesi neden?.

Dünya görüşü mü?, vazife taksimi mi?, Ne oldu da kendisine ODTÜ de  yapılanı, AKParti de beraber yola çıktıklarına reva gördü.

Danışmanları mı, ağabeyleri mi yanılttı?. Sayın Erdoğanın, Kardeşim diyerek makamların en üstünü cumhurbaşkanlığına layık gördüğü Abdullah Gül ile yakın olması mı?. Yapamadığı, alamadığı, söyleyemediği ne vardı?, hangi engele takıldı da kendisine kucak açan , seven , sayan AKParti teşkilatından koptu?.

Yuvarlak masalara yakışmayan, Dünya görüşleri zıt, Saf olmada bile yan yana gelme ihtimali zayıf kişilere takılarak neden kendisini samimi dostlarından dışladı.

Ben, siyasete AKParti ile  girdim.  yanlış kişiler gördüm, tanıdım, Fakat hiçbir zaman Partimden ve davamdan ayrılmak istemedim.

Siyaset ile uğraşan, geriye bakıldığında dümdüz bir iz bırakmalı. Menfaatler için daldan dala atlamamalı. Bizim AKParti içerisinde karşısına çıktığımız, mücadele ettiğimiz kişiler şimdi AKPartiyi terk etmiş durumdalar. Biz ise Partimizi hiçbir zaman terk etmek için çabalamadık. Başka partilerden transfer teklifleri geldi. Yola çıktığımız ve bize güvenen, inanan insanları terk etmedik. Dik duruşumuz doğruluğumuzdan kaynaklandı, bugün siyasi duruşumuzu takdir edenler , partimize verdiğimiz fedakarlıkları görenler, haksızlığa uğradığımızı ve rabbimin gördüğünü takdir ile dile getiriyorlar.

Karşımıza aldığımız siyasetçiler ya yurtdışına kaçtı,ya da AKParti teşkilatında kendilerinin samimiyetsizliğinden dolayı uzaklaştı. Biz menfaat için asla pazarlık yapmadık. Pazarlık yapmak isteyenlere de gereken cevabı verdik. Müfettiş olarak kayseri’ye gelen, aldığı hediye pastırmaların hatırı ile samimi çalışanları hiçe sayan, yanlış ve yanlı raporlar yazan ve hediyeleri ile Ankara’ya dönen bir partili, Şimdi partiden uzaklaştırılmış ve gerçek yüzü ortaya çıkan kişiler olarak vagonlardan atılmış, yağ fabrikalarını işletmeleri için Balıkesire gönderilmiştir.

Siyaset de her zaman şiarımız Peygamber efendimizin siyaset anlayışı olmuştur.

Çok fedakârlıklar yaptık, çalıştık. Hatta; eşi ile bu teşkilata hizmet eden, en çok zaman ayıran partili olduk. Yolumuz doğruluk oldu, Gayretimiz samimiyet.

Siyaset meydanında net olmak, kaybettirmiş gibi görünse de gerçekler ortaya çıktığında doğru insan olduğun anlaşılacaktır, anlaşılmaktadır.

Millet için samimi olmak, gönüllü olarak  20 yıl yılmadan çalışmak, fedakarlıkta seni değiştirmiyorsa,Değişenlerin değişkenliği asla kazanç olmamıştır.

Biz terk eden olmadık, Bizi uzak tutmak isteyenler, her gün, hak edenlere vermedikleri, hak etmeyenlere peşkeş çektikleri haksızlıkların ızdırap’ını yaşarken, biz onların karşısında başımız dik olarak duracağız.

Siyaset de Samimiyet: asalet, maharet ve gayret dir.

Rabbim doğru yoldan ayırmasın.

Yazarın Diğer Yazıları