Cemil Görücü

ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI

Cemil Görücü

TÜRKİYE’de yarım asırdır faaliyet yürüten özel eğitim kurumları, kurslar, dershaneler, kolejler son yedi sekiz yıldır birçok sebepten herkesin ilgi odağı haline geldi.
Doksanlı yıllarda yargıyı, emniyeti ve birçok kurumu etkisi altına alan eğitim kurumları denetlenememiştir.
Mali yapıları kontrolsüz büyümüştür. Elde edilen parasal güç ile yurt dışında okullaşmaya gidilmiş ve yurt içinde yapı dışındaki özel okul ve dershanelerle haksız rekabet yapılmış ve diğerlerine hayat hakkı verilmemiştir.
Nihayetinde süreç eldeki güçleri devlete karşı kullanmaya kadar gitmiş ve darbe girişimi ile sonuçlanmıştır.
Yukarıda çok özet olarak anlatılan konu tüm kamuoyunda özel eğitim kurumlarına olan güveni zedelemiştir.
Son 5 yıldır devlet okullarında hafta sonu kursları açılsa da tat vermemiştir.
Çok büyük kaynaklar harcansa da istenilen verim elde edilememiştir.
Eğitimdeki boşluk veya istikrarsızlıklar insanları alternatif arayışlara itmektedir.
Türkiye’de özel eğitim kurumları asla devlet okullarının alternatifi değildir. Öyle bir iddiaları da yoktur. Mevcut eğitim müfredatını daha etkin uygulamaya dönük organizasyonlardır.
Dershane ve kurslar kapatıldı. Binlerce levha indirildi. Lakin veli ve talebeden gelen istekler bitmeyince kaçak, illegal, merdiven altı işler başladı. Kimseyi zan altında bırakmak istemem. Ancak kural ve kaideleri belli olmayan, şeffaf olmayan organizasyonlar da ortaya birçok sorun çıktı. Kimse de bunun hesabını soramadı.
Ara bir formül olan Temel lise formülü bitti. Yerine özel kurslar açıldı. Kurslar yine bakanlığın bilgisi dahilinde devam etti.
Pandemi günlerinde tüm özel sektörün yaşadığı maddi krizi özel okul ve kurslar da yaşıyor. Milyonlarca yatırım yapılmış, onca emek verilmiş, tertemiz mekânlar oluşmuş; yayınlar, testler hazırlanmış ve şeffaf bir şekilde öğretime devam edilmektedir. Aralarında kural ihlali yapanlar uyarılmalıdır amenna.
Bu günlerde ilimizde özel öğretime dönük uygulamalara bakılırsa bunca yatırım ve emeğin hiçe sayıldığı görülüyor. Yetkililerin yanlış bilgilendirildiği kanaatindeyim. Bu okullar birbiri ile rekabet halindedir. Rekabetten hizmet doğar, hizmeti bizim gençlerimiz alır ve milletimizin yüz akı olur.
Mevcut özel eğitim sistemini tıkarsanız okul ve kursları kapatma tehdidiyle sistemin dışına iterseniz talebelerin ihtiyaçlarını gidermiş olmazsınız. Bunlar devletin rahatlıkla denetlediği, eksik gördüğü yerde rehberlik ettiği kurumlardır. Maddi olarak çok zor günler geçiren bu kurumlara bir tekme de siz vurursanız eğitime destek olmuş olmazsınız.
İki gün evvel şehrimize yeni taşınan bir veli çocuğu için kurs merkezi sordu, ben de birisini önerdim. Birkaç gün sonra dedi ki “Kurslar kapanacakmış, binada bir öğretmen küçük gruplar halinde evde kurs verecekmiş, acaba ona mı yönlendirsem?”
Yapmayın lütfen, özel kurs almak artık bir ihtiyaç haline geldi. Mevcut kurumlar kapanınca hiç kimse evine dönmüyor. Denetleyemeyeceğiniz ortamlara kayıyor. Kötü niyetli organizasyonlara takılan gençler daha sonra yine hepimizin başına bela oluyor.
Mevcut okullar “maske, mesafe, temizlik” üçlüsünü uygulayacak kadar becerikli ekiplerdir. Ötekileştirmeden, iyi niyetler ve rehberlik amaçlı denetimler her zaman olumlu sonuçlar doğuracaktır.
Bu konuda görüleni söylemek,susmaktan iyidir.

Yazarın Diğer Yazıları