Komando Caddesi, Şehitler Caddesi, Şehit Veren Caddesi, Girne Şehitler Caddesi, Şehit Üsteğmen Mustafa Şimşek, Şehit Komandolar Caddesi, Şehit Mehmet Erciyes Caddesi, Şehit Taha Carım Bulvarı,
15 Temmuz Şehitler Caddesi, Şehit Hakan Türk Caddesi, Şehit Suat Hayri Dal Caddesi, Şehit Dursun Ergen Caddesi, Şehit Miralay Nazımbey mahallesi, Şehit Aziz Bayram Erciyes Caddesi, Şehit Teğmen Cengiz Porsuk Caddesi, Şehit Tümgeneral Aydoğan Aydın Caddesi, Şehit Suat Hayri Dal Caddesi, Şehit Pilot Üsteğmen Hüseyin Topkaya Caddesi, Şehit Er Naci Yıldırım Caddesi, Şehit Fethi Bey Caddesi,
Şehit Samet Kırbaş Anadolu Lisesi, Battalgazi Şehit Selim Şener Ortaokulu, Şehit Mehmet Polat Ortaokulu, Şehit Mehmet Kökkaya Ortaokulu, Şehit Birol Mutlu Ortaokulu, Şehit İstihkam Er Suat Özgan Ortaokulu, Şehit Mehmet Erdoğan Ortaokulu, Şehit Yiğitcan Çiga Özel Eğitim Uygulama Merkezi
Uluslararası Şehit Ömer Halis Demir Anadolu İ.H.L, 17 Aralık Şehitleri İlkokulu, Şehit Osman Çelik İlkokulu, Şehit Bülent Doğan ilkokulu, Şehit Kadir Çelebi İlkokulu, Şehit Üsteğmen Ümit Bekem İlkokulu
Şehit Cennet Yiğit İlkokulu, Şehit Ertuğrul Taciroğlu Ortaokulu, Şehit Binbaşı Turgay Çelik Ortaokulu
Şehit Jandarma Üsteğmen Serken Ciddioğlu Ortaokulu, Şehit Jandarma Er Hacı Aydıncı İlkokulu
Şehit Ömer Aktaş İlkokulu, Şehit Ayşegül Pürnek Anaokulu, Şehit Murat Erdem Anaokulu, Şehit Hüseyin Danacı Halk Eğitim Merkezi, Şehit Fatih Duman Sokak, Şehit Murak Ekinci Sokak-Pınarbaşı, Şehit Yusuf Asdemir Sokak, Şehit Osman Ceylan Apartmanı…….uzar gider. Şehit kanları ile sulandı benim memleketim.
Bu isimleri çoğaltabiliriz, duyduğum en güzel ve en yakışan, anlamlı isimler bunlar.
Çocuklarımız, toplum, bu isimleri telaffuz ettikçe birer Fatiha, saygı duruşu, sahiplenme ve vatan, bayrak, toprak sevgisini pekiştiren duygular yaşayacaklar.
Şehitlerimizin isimlerini Caddelere, Sokaklara, Okullara, Anaokullarına değil Dağlara, Göklere, Kalplere yazsak haklarını ödeyemeyiz.
Cennet ile müjdelenen bu kahramanların isimlerini layık gördüğümüz yerlere, yaşayan, seçilmiş ve siyasi kişilerin isimlerini vermek hiç doğru bir uygulama değil.
İsimleri verilen Seçilmişler hayatta olunca. İnsan şöyle düşünebilir. Toplumun belli kesiminin oyunu almış ve sadece hizmet döneminde sana verilen, emanet edilen makam da vazifeni yapmışsın, ücretini almışsın. Sana oy vermeyenleri düşünerek Herhangi bir yere isminin verilmesi etik ve ahlaki değil, siyasi olur. Belediye meclislerinin, hayatta olan siyasi isimlerin verilmemesi konusunda ortak karar almaları daha doğrudur.
Nasıl ki Anayasa oylamasında yüzde 85 oy verilen Kenan Evren Döneminde oy oranı yüksek olmasına rağmen. İsmi verilen ve Kenan Evren Kışlası, Tahsin Şahin Bulvarı gibi isimler, tabelalar indirildiyse.
Aynı akıbete uğrama ihtimalini düşünmek gerek. Bu şekilde elimizdeki imkanları boşa harcamamalıyız.
Siyasi bir ismin verildiği. Yeni açılan bulvarda aracı ile seyreden birisinin dua değil beddua ettiğini kulaklarım ile işittim. Buna değmez.
Siyasi olsun, Şahsi olsun bireyler özel okul, cami, hastane yaptırarak kendi ismini verebilir.
Her dönemin yeni gelen siyasi iktidarı tarafından, istenmeyen olma ihtimali olduğu için yaşayan siyasi isimleri vermemek daha doğrudur.
Siyasilerin isimleri Asla Şehitlerimiz kadar yüce olamaz.
Devletin imkanları ile yapılan yerlere, Devlet memurlarının veya siyasilerin isimleri verilmemelidir.
İsimleri yaşatılacak ise kendi imkânları ile yapılan yerlerde yaşatılmalıdır.
Seveni olur, sevmeyeni olur. Dua aldıklarını zannedebilirler. Bedduaları unutmamak gerek.
Devletin imkânları ile kendi çevrelerine sahip çıkanların, imkânı olmayanların haklarına girdiklerini unutmamalı.
Eğer, Siyasi parti il başkanı yakınına istihdam imkanı şirketler bulabiliyor, Belediye başkanı kendi çocuklarına, yakınlarına oraya gelmeleri imkansız olacak işlerde çalıştırabiliyorsa. Hak edenlerin hakkına girilmiş olmaz mı?
Tüm imkanları ile siyasi güç devşirmek için sadece kendine ve yakınlarına, tahsis etmek ne kadar adaletli olabilir.
Nice Devlet imkânları ile bağ, bahçelerini aydınlatanlar, asvaltlatanlar, parke yaptıranlar. Oturup düşünsünler. Köylerimizde 30-40 yıldır yapılması gereken. Verilmesi gereken imkânlar verilmediği için. Bugün dahi köylerimizde eksiklikler var.
“Mal senin değil, sıra senin”.
Senin sıran bitti ise mal üzerinde tasarrufun kalmamıştır. Yağcılık için senin ismini yüceltmeye çalışanlar küçük düşünenlerdir. Sırası gelen aynı uygulamayı yapar senin ismini kendi ismi ile değiştirir.
Her dönem böyle oyalamacalar ile halkın teslim ettiği imkanlar heba edilmemeli.
Bir spor tesisine dönemin valisinin ismi verildi. Valinin tayini çıkınca ismi silindi. Harcanan, yapılan masraflar halkın cebinden çıktı. Bu durumda.
Hadi halk ile helalleşin, bakalım nasıl olacak.