Av. Hilal Karakuş Savaş

Dijital dünyadaki yasal haklarımız

Av. Hilal Karakuş Savaş

Sevgili Okurlarım , Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte artık iki farklı hayat yaşıyor olduk: Biri sabah uyanıp işe/okula gittiğimiz telaş içinde olduğumuz gerçek dünya, diğeri ise telefon ekranını kaydırarak adım attığımız dijital dünya. 

Çoğu zaman sosyal medya mecralarını birer 'özgürlük alanı' veya günlük stresimizi boşalttığımız birer deşarj noktası olarak görüyoruz. Ancak unuttuğumuz çok önemli bir gerçek var: Gerçek hayatta suç olan her şey, dijital dünyada da suçtur. Biz avukatların son zamanlarda adliyelerde en sık karşılaştığı dosya türlerinin başında artık sosyal medya paylaşımları, altlarına yazılan yorumlar veya doğrudan mesaj kutularına gelen suç teşkil eden içerikler yer alıyor. 

Bir anlık öfkeyle, 'Nasılsa beni tanımazlar', 'Herkes yazıyor, ne olacak ki?' ya da 'Beni nereden bulacaklar ?' düşüncesiyle gönderilen bir mesajın, aylar sonra mahkeme salonunda sanık kürsüsünde savunma yapmanıza yol açabileceğini biliyor musunuz? 

Hukukumuzda 'Bilişim Hukuku' ve 'Ceza Hukuku' bu sınırları çok net çizer. Sosyal medyada bir başkasına yönelik onur, şeref ve saygınlığı rencide edecek nitelikte somut bir fiil isnat etmek veya sövmek, Türk Ceza Kanunu’na göre 'Hakaret Suçu' teşkil eder. Üstelik bu fiilin sosyal medya gibi herkesin görebileceği açık bir platformda işlenmesi, suçun 'alenen' işlendiği anlamına gelir ve cezanın artırılmasına sebep olur.Sadece yazan değil, o yazıyı yayan da risk altındadır. Kendinize ait olmayan, hakaret veya iftira içerikli bir paylaşımı 'Retweet' (RT) etmek, paylaşmak veya kendi profilinizde hikaye olarak eklemek de sizi hukuki sorumluluktan kurtarmaz. 

Yargıtay’ın bu konuda çok net emsal kararları var: 'Suç oluşturan içeriği paylaşarak yayılmasına aracılık eden kişi de bu sorumluluğa ortak olur.' diyerek suç unsurunu yayan kişilere de hukuki sorumluluk vermektedir. Madalyonun diğer yüzünde ise mağdur vatandaşlarımız var. Dijital bir saldırıya, hakarete veya dolandırıcılığa maruz kaldığınızda asla kendinizi çaresiz hissetmeden , paniğe kapılmadan o içeriğin ekran görüntüsünü almayı ve mümkünse URL bağlantısını da kaydetmeyi unutmayın. Çünkü artık dijital dünyada deliller çok hızlı yok edilebiliyor. Böylelikle kaydetmiş olduğunuz delillerle birlikte Cumhuriyet Başsavcılıklarına suç duyurusunda bulunma ve kişilik haklarınızın zedelenmesi sebebiyle maddi-manevi tazminat davası açma hakkınızı her zaman saklı tutmuş olursunuz. 

Özetle; dijital dünya bize sınırsız bir iletişim gücü veriyor ancak bu güç, sınırsız bir sorumsuzluk hakkı tanımıyor. Klavyenin başına geçtiğimizde hukukun sınırlarını unutmamak, özgür olmamızla birlikte sorumlu olduğumuzu da hatırlamak hem kendimizi hem de başkalarını korumanın ilk kuralıdır. Artık adalet sadece mahkeme salonlarında değil yaşadığımız bu dijital çağda bastığımız her tuşun arkasındadır. Hukuk dolu, huzurlu bir hafta dilerim...

Yazarın Diğer Yazıları