- Haberler
- Sağlık
- Kayseri Eczacı Odası Başkanı Akın'dan kapsamlı analiz! Kayseri'de sağlık sektöründe neler oluyor?
Kayseri Eczacı Odası Başkanı Akın'dan kapsamlı analiz! Kayseri'de sağlık sektöründe neler oluyor?
Türkiye genelinde baş gösteren ilaç yokluğu, ekonomik kriz ve istihdam sorunları gündemdeki yerini korurken Kayseri Eczacı Odası Başkanı Uzm. Ecz. Uğur Nuri Akın önemli açıklamalarda bulundu. Afet hazırlıklarından yapısal krizlere kadar pek çok konuyu değerlendiren Akın, özellikle internetten ilaç satışı ile marketlerdeki denetimsiz gıda takviyelerinin risk barındırdığını açıkladı.
Kayseri Eczacı Odası Başkanı Uzm. Ecz. Uğur Nuri Akın, sağlık sektörünü yakından ilgilendiren birçok konuda açıklamalarda bulundu. İlaç yokluğunun nedenlerinden eczanelerin ekonomik durumuna, genç eczacıların istihdamından afet planlamalarına kadar önemli başlıklara değinen Akın, internetten ilaç satışı ile marketlerde satılan gıda takviyelerine ilişkin uyarılarda bulundu.
‘İnternetten ilaç satışına tamamıyla karşıyız’
Son dönemde 6197 sayılı eczacılık kanununda yapılması planlanan değişiklikler kapsamında internetten ilaç satışının önünün açıldığını aktaran Başkan Uğur Nuri Akın, bu durumun halk sağlığı açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Akın, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: ‘Bakanlığın internetten ilaç satımıyla alakalı bir girişimi var. Biz buna tamamıyla karşı çıktık. Çünkü sağlık okuryazarlığının bu kadar düşük olduğu bir yerde, internetten insanlara sağlık hizmeti vermenin son derece yanlış olduğunu defalarca dile getirdik. Dijitalleşen bir dünya var, buna ayak uydurmak için projeler yapmamız gerekli ama en nihayetinde eczacının kontrolünde olmayan hiçbir şeyi kabul etmemiz mümkün değil.’
‘Gıda takviyesi sadece eczaneden olmalı’
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasında ortak bir ara formül bulunması gerektiğini belirten Akın, Kıbrıs modelini örnek gösterdi; ‘Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği Başkanı'nın çok güzel bir konuşması vardı. Kıbrıs'ta herhangi bir etken maddeye sahip; kapsül, şurup ya da başka bir formda olan her şey ilaç statüsündedir ve sadece eczanelerden satılır. Gıda takviyesidir, bitkiseldir diyip bunu basite indirgemek çok yanlış. Bu ürünlerin saklanma koşullarından doğru danışmanlık bilgisinin verilmesine kadar, eczacı sürecin her alanında olmalıdır’ diye konuştu.
İlaç erişim problemine değinen Akın, sorunun temelinde güncelliğini yitirmiş bir fiyatlandırma politikası olduğunu belirtti. Mevcut sistemde euro kurunun sabit tutulması ve Avrupa’daki en ucuz 5 ülkenin referans alınması sebebiyle ilaç firmalarının Türkiye pazarından çekildiğini veya ilaç tedarik etmediğini söyleyen Akın, durumu şu sözlerle özetledi; ‘İlaç yokluğunun aslında temel sebebi ilaç fiyat kararnamesinin ülkemiz şartlarına uymaması. Sabit euro kuru üzerinden bir ilaç fiyatlandırma politikamız var. Euro'daki artış direkt bizim ilaç fiyatlarına yansımadığı için bu sefer de ilaç firmaları 'ben zarar edeceğim bir platformda neden yer alayım' mantığıyla bakıyor. Tamamıyla kâr gözüyle bakmaları; işte kapitalist düzenin bakış açısı budur. Bu durum tüm Türkiye genelinde maalesef ilaç çöplüklerine de sebep oluyor. İlaç fiyat kararnamesindeki euro kuru ve kâr oranları değişmeli. En nihayetinde bunların hiçbiri olmuyorsa da baştan aşağı ilaç fiyat kararnamesi yeniden yazılmalı ve ilaçların bulunabilirliği sağlanmalı.’
Kayseri’de hastalar mağdur olmuyor
Kayseri genelinde ilaç yokluğunu vatandaşa hissettirmemek adına eczacıların kendi aralarında yoğun bir iletişim ağı kurduğunu ifade eden Akın, il dışındaki depolarla ve diğer oda başkanlarıyla koordineli çalıştıklarını aktardı. Akın; ‘Daha dün bir bürokratımıza, bir il müdürümüze bir ilaç lazım olmuştu ve biz bunu Ankara'dan temin ettik. Kayseri'de hemen hemen hiçbir eczanede yoktu. Ankara'daki oda başkanını aradım, sağ olsun yardımcı oldu. Gün içinde en az 2-3 hastamıza bu şekilde formüller buluyoruz. Orada da sonuçsuz kalırsak doktorla iletişime geçip tedavi protokolünün değişmesi yönünde tavsiyede bulunuyoruz’ dedi.
Eczaneler darboğazda
Eczanelerin hem bir halk sağlığı merkezi hem de ticari birer işletme olduğunu hatırlatan Uğur Nuri Akın, artan enflasyon ve giderler karşısında eczane ekonomilerinin alarm verdiğini söyledi. Geçmiş yıllarda Türk Eczacıları Birliği tarafından yayımlanan rapora atıfta bulunan Akın, 30 bini aşkın eczanenin neredeyse yarısının en az iki krediyle ticari faaliyetlerini döndürmeye çalıştığını belirtti. Kayseri özelinde somut bir sayı vermenin mümkün olmadığını ancak mevcut karlılık oranlarıyla gidilmesi halinde yakın zamanda eczanelerin yavaş yavaş kapatma yoluna gideceğini ya da ruhsatlarını genç meslektaşlarına devretmek zorunda kalacaklarını ifade etti.
Kayseri olası afetlere karşı hazır
Son olarak Kayseri’nin de içinde bulunduğu deprem gerçekliği ve olası afet planlarına değinen Akın, 6 Şubat depremlerinin hemen ardından Kayseri Eczacı Odası olarak organize olup hızla Kahramanmaraş bölgesine gittiklerini ve kendi öz sermayeleriyle sahra eczaneleri kurduklarını hatırlattı. Afet sonrasında hemen bir Afet ve Acil Durum Komisyonu kurduklarını belirten Akın; ‘Kayseri; İldem'den Belsin'den Talas'ına ve Melikgazi'sine kadar çok büyük bir şehir. Olası bir afette koordinasyon en kolay eczaneler üzerinden sağlanır. Acil eylem planımızı hayata geçireceğiz. İnşallah böyle acılar bir daha yaşamayız ama hem Türk Eczacıları Birliği hem de Kayseri Eczacı Odası olarak bu gibi afet durumlarına tamamen hazırız’ diyerek sözlerini noktaladı.
