Kayseri'den Rusya'ya, İran'dan Mısır'a! 200 yıl önce kurulan ticaret ağı

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri'nin 19. yüzyıla uzanan ticaret geçmişini paylaştı. Arşiv kayıtlarındaki Rusya, İran ve Mısır bağlantıları dikkat çekti.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Kayseri’nin geçmişten günümüze uzanan ticaret kültürüne ilişkin dikkat çeken bilgiler paylaştı. 19. yüzyıla ait örnekleri aktaran Cıngı, Kayserili tüccarların Rusya, İran ve Mısır’ın yanı sıra Avrupa ile bağlantılı geniş bir ticaret ağı kurduğunu belirtti.

‘Kayserili ticareti iyi bilir sözü boşuna çıkmamış’

Kayseri’nin ticaretteki geçmişine dikkat çeken Cıngı, arşiv kayıtlarının şehrin sınırlarını aşan bir ticaret ağına işaret ettiğini belirterek, ‘Kayserili ticareti iyi bilir sözü boşuna çıkmamış. Arşivleri biraz karıştırınca işin ucu Rusya’ya, İran’a, Mısır’a, hatta Sardunyalı bir tüccara kadar uzanıyor’ ifadelerini kullandı.

Deniz ticaretinin ağırlık kazandığı 19. yüzyılda Kayserili tüccarların yeni güzergâhlara yöneldiğini aktaran Cıngı, ‘19. yüzyılda deniz ticaretinin ağırlığı artarken Kayserili tüccarlar da ticaret yollarını Samsun, Tarsus ve Mersin limanlarına doğru genişletmişti’ dedi.

90 bin 50 kuruşluk ticari hesap

Cıngı, dönemin ticaret hacmine ilişkin dikkat çeken bir örneği de paylaşımında aktardı. 1854 yılında Samsun’a yerleşen Kayserili Atanaz’ın ihracat yaptığını belirten Cıngı, ‘1854’te Samsun’a yerleşerek ihracat yapan Kayserili Atanaz’ın Sardunya tebaasından İstefano ile 90.050 kuruşa ulaşan ticari hesabı, bu ağın büyüklüğünü gösteren çarpıcı örneklerden biridir’ ifadelerine yer verdi. Kayserili tüccarların İstanbul’daki faaliyetlerine de değinen Cıngı, ‘İstanbul’da da Kayserili tüccarlar Osmanlı ticaretinin önemli merkezlerinden Valide Han’da faaliyet gösteriyor, buradan memleketlerine mal ve sermaye gönderiyordu’ dedi.

Kayseri'den Rusya'ya, İran'dan Mısır'a! 200 yıl önce kurulan ticaret ağı

İstanbul, Ankara, Yozgat ve Kayseri arasında da düzenli bir ticari sistem bulunduğunu kaydeden Cıngı, ‘Hatta İstanbul, Ankara, Yozgat ve Kayseri arasında kardeşler ve ortaklar aracılığıyla mağazalara düzenli manifatura sevk eden Kayserili aileler vardı. Bugünün dağıtım ağına benzeyen bu yapı, ticaretin şehirler arasında ne kadar örgütlü yürütüldüğünü gösteriyor’ ifadelerini kullandı.

Kayserili tüccarın yolu Rusya ve İran’a uzandı

Ticaret ağının doğu ayağına ilişkin de bilgiler paylaşan Cıngı, ‘Kayserili tüccarın yolu doğuya çevrildiğinde İran ve Rusya bağlantıları karşımıza çıkıyor’ dedi.

Erzurum’a yerleşen Kayserili tüccarlardan örnek veren Cıngı, ‘Erzurum’a yerleşen Boyacı Karabet, Rusyalı Kirko ile ortak ticaret yürütmüş, ortaklığın hesapları 1853’te İstanbul’a kadar taşınmıştı’ ifadelerini kullandı.

İran ile ilişkilerin ise daha eskiye dayandığını belirten Cıngı, ‘İran ile ilişkiler daha eski ve yoğundu. 1821 Osmanlı-İran Savaşı sırasında dahi Kayseri’de İranlı tüccarlar bulunuyordu. Savaşın doğurduğu güvenlik endişeleri üzerine bu tüccarlar devletin yakın takibine girdi’ bilgisini paylaştı.

İranlı tüccarın öldürülmesi üzerine merkez devreye girdi

Cıngı’nın aktardığı dikkat çekici arşiv kayıtlarından biri de Kayseri’de yaşayan İranlı Ayas’a ilişkin oldu. Cıngı, ‘Kayseri’de yaşayan İranlı Ayas’ın evinde öldürülerek para ve eşyalarının çalınmasının ardından merkezî idare katilin cezalandırılması ve bulunan malların İranlı Melik’e teslim edilmesi için hüküm gönderdi’ dedi.

Mısır ile ticari bağlantıların da kayıtlara geçtiğini ifade eden Cıngı, ‘Mısır ile yürütülen ticaretin izi de alacak davalarında karşımıza çıkıyor. Böylece Kayseri, Anadolu’nun ortasında olmasına rağmen Karadeniz’den İran’a ve Mısır’a uzanan hareketli bir ticaret coğrafyasının parçası hâline gelmişti’ ifadelerini kullandı.

Pastırma Avrupa pazarına kadar gitti

Kayseri’nin geniş ticaret ağının arkasında güçlü bir üretim yapısının bulunduğunu vurgulayan Cıngı, ‘Şehirde, kasabalarda ve köylerde kurulan tezgâhlarda yünlü ve pamuklu kumaşlar dokunuyor, cehri, kökboya ve kitre dış pazarlara gönderiliyordu’ dedi.

Kayseri pastırmasının da 19. yüzyılda şehir sınırlarını aştığını belirten Cıngı, ‘Pastırma da 19. yüzyılda Kayseri sınırlarını aşarak İstanbul, İzmir ve Avrupa pazarlarına ulaştı. Arşivlerde Kayserili tüccarların Samsun’dan Varna’ya, Erzurum’dan Halep bağlantılarına kadar farklı coğrafyalarda karşımıza çıkması bu nedenle şaşırtıcı değildir’ ifadelerine yer verdi.

Cıngı, Kayseri’nin asırlara dayanan ticaret kültürünü ise, ‘Kayseri’nin denizi yoktu ama tüccarının ufku limanın çok ötesine uzanıyordu. Asırlardır anlatılan Kayseri ticaret geleneğinin özü belki de tam burada saklıydı. Kayseri’nin denizi yoktu ama tüccarının ufku çoktan dünyaya açılmıştı’ sözleriyle anlattı.

Rusya’dan İran’a, Mısır’dan Avrupa pazarlarına kadar uzanan bağlantılar, Kayserili tüccarların yaklaşık iki asır önce kurduğu ticaret ağının genişliğini gözler önüne serdi.