Kayseri'de yüzyıllar önce hileli esnafa bakın nasıl ceza veriliyordu

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Ahilik döneminde Kayseri çarşılarında uygulanan 'teşhir-i ayıp' geleneğini anlattı.

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Osmanlı döneminde Ahilik teşkilatının uyguladığı denetim anlayışını anlattı.

Cıngı, Kayseri çarşılarında ticaretin yalnızca kazanç odaklı değil, güven ve meslek ahlakı temelinde yürütüldüğünü belirterek, ‘teşhir-i ayıp’ uygulamasının da bu anlayışın önemli örneklerinden biri olduğunu ifade etti.

‘Ticaret yalnızca kazanç elde etmek değildi’

Paylaşımında geçmişte esnafın sıkı bir denetimden geçtiğini vurgulayan Cıngı, Ahilik teşkilatının ticarete bakışını şu sözlerle anlattı:

‘Ahiler için ticaret yalnızca kazanç elde etmek değil, doğruluk, güven ve meslek onuru ile yürütülmesi gereken bir faaliyet sayılırdı.’

Cıngı, Ahilik teşkilatının kendi içinde kuralları, denetim mekanizmaları ve usta meclisleri bulunduğunu belirterek, ürettiği malın kalitesiz olduğu, ölçü ve tartıda hile yaptığı ya da müşteriyi aldattığı tespit edilen esnafın lonca meclisinin önüne çıkarıldığını aktardı.

‘Ayıplı ürün herkesin görebileceği yerde sergilenirdi’

Paylaşımında dönemin dikkat çeken yaptırımlarından biri olan ‘teşhir-i ayıp’ uygulamasına da değinen Cıngı, şu ifadeleri kullandı:

‘Bu yaptırımların en dikkat çekici olanlarından biri 'teşhir-i ayıp' adı verilen uygulamaydı. Ayıplı mal üreten ustanın hatalı ürünü birkaç gün boyunca çarşı meydanında veya dükkânın önünde herkesin görebileceği şekilde sergilenirdi.’

Bu uygulamanın zamanla halk arasında ‘ceza vitrini’ olarak anıldığını belirten Cıngı, asıl amacın esnafı küçük düşürmek değil, çarşıdaki güven ortamını korumak olduğunu vurguladı.

‘Bir ustanın hatası tüm esnafı etkilerdi’

Ahilik anlayışında bireysel hataların tüm meslek grubunun itibarını etkilediğini ifade eden Cıngı, paylaşımında şu değerlendirmeye yer verdi:

‘Asıl hedef, çarşıdaki güveni korumak ve diğer ustalara da güçlü bir mesaj vermekti. Çünkü Ahilik anlayışına göre bir ustanın yaptığı hata yalnız onu değil, bütün esnaf topluluğunun itibarını zedeleyebilirdi.’

Teşhir edilen ürünlerin yanında çoğu zaman kusurun nedenini anlatan bir notun da bulunduğunu aktaran Cıngı, böylece hem müşterilerin bilgilendirildiğini hem de diğer ustalara önemli bir uyarı verildiğini ifade etti.

‘Hatasını telafi eden usta yeniden loncaya kabul edilirdi’

Cıngı, Ahilik sisteminin yalnızca cezalandırmaya dayanmadığını belirterek, kusurlu mal nedeniyle zarar gören müşterinin mağduriyetinin giderildiğini söyledi.

Paylaşımında, ‘Kusurlu maldan zarar gören müşterinin zararı mutlaka tazmin edilir, hatayı yapan usta ise hatasını telafi ettikten sonra yeniden loncaya kabul edilirdi. Ama bunun için ustanın hem maddi zararları karşılaması hem de meslek ahlakına bağlı kalacağına dair güven vermesi gerekirdi.’ ifadelerini kullanan Cıngı, bu sistem sayesinde özellikle Kayseri'de çarşıların güvenin, dürüstlüğün ve meslek onurunun korunduğu önemli ticaret merkezleri hâline geldiğini kaydetti.