Kayseri'de her gün aynı saatte ortaya çıkıyorlar: Gören dönüp bir daha bakıyor!

Kayseri'de gün doğmadan başlayan hareketlilik, saatler ilerledikçe ortaya birbirinden ilginç görüntüler çıkarıyor. Her gün aynı saatlerde tekrarlanan bu serüvende bu yıl yaşanan değişim ise üreticinin yüzünü güldürdü. Peki, bölgede neler oluyor?

Kayseri’de henüz gün doğmadan başlayan hareketlilik, her gün neredeyse aynı saatlerde tekrarlanıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan serüven, kilometrelerce uzanan bir güzergâhın ardından akşam saatlerinde tamamlanıyor. Ancak bu yıl aynı rotada dikkat çeken bir değişiklik var.

Gün daha doğmadan başlıyor

Saatler 05.00’i gösterdiğinde bölgedeki ilk hareketlilik de başlıyor. Günün ilerleyen saatlerinde kalabalıklaşan yolculukta önce çayırlık alanlara, ardından suyun bulunduğu noktalara doğru ilerleniyor.
Saat 11.00 civarında ise günlük serüvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri yaşanıyor. Suyun içerisine girilmesiyle birlikte ortaya çıkan görüntüler, özellikle bölgeyi görüntüleyen fotoğraf tutkunları için farklı kareler oluşturuyor. Peki, her gün aynı saatlerde tekrarlanan bu yolculuğun kahramanları kim?

Kayseri'de her gün aynı saatte ortaya çıkıyorlar: Gören dönüp bir daha bakıyor!

Sultan Sazlığı’nın en eski bekçileri

Develi’nin Soysallı Mahallesi’nde yıllardır devam eden bu düzenin merkezinde yörede ‘camız’ olarak bilinen mandalar bulunuyor. Sabah saat 05.00’te ilk sağımları yapılan camızlar, ardından köy meydanında toplanarak günlük yolculuklarına çıkıyor.

Sürüler Tatar ve Eski Ayvatacı mevkilerine doğru ilerleyerek çayırlıklardaki taze otlarla besleniyor. Saat 11.00 sıralarında gölden geçen hayvanlar Tutuk mevkiine ulaşıyor. Burada suya ve çamura giren mandalar hem serinliyor hem de su ihtiyaçlarını karşılıyor.

Kayseri'de her gün aynı saatte ortaya çıkıyorlar: Gören dönüp bir daha bakıyor!

Bu yıl değişen bir şey var

Soysallı’da yaklaşık 300 manda yetiştiren Nurettin Erciyes, 2026 yılında etkili olan yağışların bölgedeki doğal bitki örtüsüne önemli katkı sağladığını belirterek; Kova otu, saz otu, iplik otu, kındıra otu, yirce otu, ayrık otu ve üçgül gibi mandaların severek tükettiği bitkilerin bu yıl daha fazla yetiştiğini ve doğadaki bu bolluğun ise kısa sürede süt verimine yansıdığını dile getirdi. Erciyes’in verdiği bilgiye göre daha önce günlük yaklaşık 5 kilogram süt veren mandalardan bu yıl 7 kilograma kadar süt alınmaya başlandı.

Gün boyunca doğal ortamda besleniyorlar

Tatar, Çatal Ada ve Tutuk mevkilerini kapsayan geniş alanda dolaşan camızlar gün boyunca kamış, kındıra, iplik otu, ayrık otu ve kova otu gibi doğal bitkilerle besleniyor. Sürünün uğrak noktalarından biri de Erciyes Dağı’ndan gelen Büğleyen kaynak suyu oluyor. Hayvanlar burada su ihtiyaçlarını karşılarken sıcak havalarda serinleme imkânı da buluyor.

Kayseri'de her gün aynı saatte ortaya çıkıyorlar: Gören dönüp bir daha bakıyor!

Saat 16.00’da o an geliyor

Günün en dikkat çeken görüntülerinden biri ise akşam dönüşünde ortaya çıkıyor. Saat 16.00 sıralarında yüzlerce camız, Sultan Sazlığı’nın önemli su kaynaklarından Büğleyen suyundan geçerek köye doğru ilerliyor. Sürünün toplu halde sudan geçtiği anlara sazlıklar ve Erciyes Dağı manzarası da eşlik ediyor. Böylelikle, özellikle gün batımına denk gelen geçişler, bölgeye fotoğraf tutkunlarının ilgi alanına giriyor.

Sabahtan başlayan serüven sofrada tamamlanıyor

Akşam saatlerinde köye ulaşan camızlar yeniden sağıma alınıyor. Sağımın ardından hayvanların silaj ve kaba yem karışımlarıyla akşam beslemesi gerçekleştiriliyor. Elde edilen manda sütü ise yörede farklı ürünlere dönüştürülüyor. Kaynatılan sütten krema, tereyağı, yoğurt ve manda kaymağı hazırlanıyor. Üreticiler, özellikle manda yoğurdu ve kaymağına yönelik talebin son dönemde arttığını, bunun da yetiştirilen hayvan sayısına olumlu yansıdığını belirtiyor.

Kayseri'de her gün aynı saatte ortaya çıkıyorlar: Gören dönüp bir daha bakıyor!

Neden sürekli suya giriyorlar?

Camızların gün içerisinde su ve çamurla bu kadar iç içe olmasının nedeni ise biyolojik özelliklerinden kaynaklanıyor. Nurettin Erciyes, mandaların kalın derili olduğunu ve terleyerek yeterince serinleyemediklerini belirterek suyun hayvanlar açısından vazgeçilmez olduğunu ifade ediyor.
Suya veya çamura giremeyen mandalarda stres oluşabildiğini, bunun da süt ve et verimini düşürdüğünü aktaran Erciyes, gölet, dere ve sulak alanların manda yetiştiriciliğinin önemli parçalarından biri olduğunun altını çiziyor.

Yüzyıllardır Develi Ovası ve Sultan Sazlığı çevresinde yaşamlarını sürdüren camızların bölgenin doğal döngüsünün de bir parçası olduğunu belirten Erciyes, onları ‘Sultan Sazlığı’nın en eski bekçileri’ olarak tanımlıyor.

Soysallı’da saat 05.00’te başlayan günlük serüven, akşam saatlerinde köye dönüşle sona eriyor. Ertesi sabah ise aynı hareketlilik yeniden başlıyor.