Hantavirüs nedir? Türkiye'de var mı?

Dünya Sağlık Örgütü'nün vaka sayısının 7'ye çıktığını duyurmasıyla gözler hantavirüse çevrildi. Sağlık Bakanlığı hantavirüs hakkında uyarılarda bulunurken belirtileri, korunma yolları ve risk grupları merak konusu oldu.

Haberin Özeti

  • Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüs tespit edilen kişi sayısının 7’ye yükseldiğini duyurdu. hantavirüsler, kemiriciler aracılığıyla insanlara bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen zoonotik virüsler kategorisinde yer alıyor. Doğal rezervuarı kemirgenler olan bu virüs, doğrudan temas veya virüsün var olduğu alanların solunması yoluyla yayılım gösteriyor. Ancak Türkiye'de sadece bir kesimi daha fazla etkiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü, hantavirüs tespit edilen kişi sayısının 7’ye yükseldiğini duyurdu. Kemirgenlerden insanlara bulaşan ve ciddi seyreden bu virüsün Türkiye’deki varlığı merak konusu olurken Sağlık Bakanlığı hastalığın belirtileri ve korunma yöntemlerine dair kritik bilgileri paylaştı.

T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre hantavirüsler, kemiriciler aracılığıyla insanlara bulaşan ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen zoonotik virüsler kategorisinde yer alıyor. Doğal rezervuarı kemirgenler olan bu virüs, doğrudan temas veya virüsün var olduğu alanların solunması yoluyla yayılım gösteriyor. 

Türkiye’de böbrek yetmezliği olarak görüldü

2009 yılından bu yana Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde hantavirüs kaynaklı böbrek yetmezliği ve kanamalı ateş vakalarına rastlandığı bildiriliyor. Dünya genelinde hantavirüsler iki farklı klinik tabloya neden olurken, Türkiye’de genellikle böbrek fonksiyonlarını etkileyen ‘Hantavirüs Renal Sendromu’ görülüyor. Özellikle genç erkekler, ilkbahar ve sonbahar aylarında hastalığa yakalanma açısından en riskli grup olarak tanımlanıyor.

Hastalık aniden başlıyor

Hantavirüsün insan vücudundaki kuluçka süresi 12 ile 21 gün arasında değişiyor. Hastalık genellikle aniden başlayan yüksek ateş, şiddetli baş ve kas ağrısı, susama hissi, iştahsızlık ve bulantı-kusma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Klinik muayenelerde ise hastaların yüz, boyun ve sırt bölgelerinde kızarıklıklar, göz çevresinde ödem ve göz aklarında kanlanma gibi karakteristik bulgulara rastlanıyor. Erken teşhis ve tıbbi müdahale, hastalığın seyrinde hayati önem taşıyor.

Nasıl bulaşır?

Kemirgenlerle temas olasılığı yüksek olan meslek grupları hantavirüsün birincil hedefi konumunda bulunuyor. Çiftçiler, avcılar, askerler, orman ve liman işçileri ile laboratuvar personeli yüksek risk altında yer alıyor. Virüs, enfekte kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinde yoğun olarak bulunuyor. Bu atıkların tozlara karışarak solunum yoluyla alınması veya kemirgenlerin doğrudan ısırması sonucunda virüs insanlara geçiyor.

Kemirgenlerden uzak durun

Sağlık Bakanlığı, hantavirüsten korunmanın en temel yolunun yaşam alanlarındaki kemirgen kontrolünü sağlamak olduğunu vurguluyor. Korunmak için öncelikle ev ve binaların farelerin giremeyeceği şekilde titizlikle onarılması, kapı ile pencerelere ise sineklik takılarak izolasyonun sağlanması büyük önem taşıyor. Gıda güvenliği kapsamında tüm yiyeceklerin kemirgenlerin ulaşamayacağı sağlam ve kapalı kaplarda saklanması gerekirken, temizlik süreçlerinde de hayati kurallar öne çıkıyor. Özellikle kemirgen atıklarının bulunduğu bölgeleri temizlerken virüsün havaya karışmasına neden olabilecek süpürge kullanımından kesinlikle kaçınılması, bu alanların dezenfektanla ıslatılarak ve mutlaka maske takılarak temizlenmesi öneriliyor.