Anne babası tüm malı tek kardeşe bırakanlar dikkat! O tapu geri alınabilir

Ev, arsa ya da başka bir taşınmaz sizden habersiz kardeşinizin üzerine geçirildiyse iş bitmiş olmayabilir. VZR Global GYO Broker & İç Mimar Barış Veziroğlu, mirasçılar arasında sık sık krize dönüşen bu durumda hangi ayrıntıların bütün süreci değiştirebileceğini anlattı. Üstelik tapunun bir başkasına satılmış olması da dosyayı tamamen kapatmıyor.

Miras paylaşımı, özellikle taşınmazların kardeşlerden yalnızca birinin üzerine geçirilmesiyle aile içinde yıllarca sürebilecek anlaşmazlıklara dönüşebiliyor. Anne veya babanın sağlığında yaptığı devirlerin ardından diğer çocukların durumdan haberdar olması ise ‘Artık çok mu geç?’ sorusunu beraberinde getiriyor.

VZR Global GYO Broker & İç Mimar Barış Veziroğlu, mirasçılardan mal kaçırıldığı düşünülen durumlarda izlenebilecek süreci ve taşınmazın devrinde hangi ayrıntıların önem taşıdığını anlattı.

Tapu kardeşin üzerine geçtiyse ne olacak?

Veziroğlu’nun aktardığına göre anne veya babanın mal varlığını gerçek bir satış olmadığı halde satış yapılmış gibi çocuklardan yalnızca birine devrettiği düşünülüyorsa, diğer mirasçılar hukuki yollara başvurabiliyor.

Bu noktada taşınmazın bulunduğu yerdeki görevli ve yetkili mahkemede dava süreci gündeme gelebiliyor. Ancak yalnızca ‘Benden mal kaçırıldı’ iddiasında bulunmak yeterli olmuyor. Yapılan işlemin gerçekte nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulması büyük önem taşıyor.

Anne babası tüm malı tek kardeşe bırakanlar dikkat! O tapu geri alınabilir

Bu ayrıntılar davanın seyrini değiştirebilir

Veziroğlu, özellikle satış işlemine ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Satışa ilişkin makbuz veya başka bir ödeme belgesinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın gerçek değerine yakın bir bedelle devredilip devredilmediği ve malı alan kardeşin o tarihte bu taşınmazı satın alabilecek ekonomik güce sahip olup olmadığı değerlendirmede önem taşıyabiliyor.

Bu iddiaların delillerle desteklenmesi halinde, muris muvazaası olarak bilinen ve mirasçıdan mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülen işlemler konusunda yargı yoluna başvurulabiliyor. Veziroğlu, Yargıtay'ın da bu konuda emsal niteliğinde kararlarının bulunduğunu ifade etti.

Anne veya baba hayattaysa durum değişiyor

Sürecin en önemli ayrıntılarından biri ise anne veya babanın hayatta olup olmadığı. Veziroğlu, miras bırakan kişinin hayatta olduğu dönemde çocukların henüz miras hakkının doğmadığına dikkat çekerek, bu nedenle söz konusu davaların açılabilmesi açısından ölüm sonrasındaki hukuki durumun önem taşıdığını belirtti.

Ya kardeşiniz evi başkasına sattıysa?

İşlemin ardından taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmiş olması ise süreci daha karmaşık hale getirebiliyor. Böyle bir durumda ikinci satışın koşulları ve taşınmazı satın alan kişinin iyi niyetli olup olmadığı gibi hukuki değerlendirmeler gündeme geliyor.

Veziroğlu, ilk devrin gerçek bir satış olup olmadığını ortaya koyabilecek başka ayrıntıların da araştırılması gerektiğini söyledi. Taşınmaz devredilmiş olmasına rağmen anne veya babanın aynı evde yaşamaya devam etmesi; elektrik, su, doğal gaz veya telefon aboneliklerinin hâlâ onların adına bulunması gibi unsurların da somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Miras ve tapu davalarında her dosyanın kendi koşulları bulunduğundan, işlemin niteliği ve kullanılabilecek hukuki yol somut olayın belgeleri üzerinden belirleniyor.