Cumhuriyet Halk Partisi son yıllarda belki de uzun zamandır ilk kez toplumun farklı kesimlerinde yeniden umut olmaya başlamıştı. Yıllardır oy vermeyen insanlar ‘Acaba?’ demeye başlamıştı ve kararsız seçmen kulak kabartmıştı. Yerel seçimlerle birlikte CHP, sadece belediye kazanmamış, uzun yıllar sonra yeniden güven kazanmaya başlamıştı. Ve bu durum kolay olmadı. Yılların önyargısını kırmak kolay değildi, insanlara yeniden ‘Biz iktidar olabiliriz’ dedirtmek kolay değildi. O güven ilmek ilmek örüldü. Ancak CHP Genel Başkanı üzerinden yürütülen ‘mutlak butlan’ davası sonrası CHP Kayseri’nin verdiği görüntü insanın içini acıtıyor.
Görevden alma olur. İtiraz olur. İstifa olur. Siyasetin doğasında bunların hepsi var. Ama siyasetin doğasında, kendi enerjisini kendini tüketmeye harcamak yoktur…
Bugün Kayseri'de konuşulan şey ne ekonomi ne emekli ne çiftçi ne işsizlik... Günlerdir konuşulan tek şey CHP'nin kendi içinde yaşadıkları sorunlar…
Muhalefetin en büyük avantajı, iktidarın hatalarını gösterebilmesidir. Ama siz kendi içinizde yaşananları, vatandaşın yaşadığı sorunların önüne geçirirseniz, en büyük avantajınızı kendi ellerinizle zayıflatırsınız.
Bu süreçte CHP Kayseri eski il başkanı Kemal Nakipoğlu'nun tavrı dikkat çekiciydi. Katılırsınız ya da katılmazsınız ama yıllarını verdiği partisinden ayrılmayı göze alarak itirazını ortaya koydu. Bu, kişisel bir siyasi protestoydu.
Devir teslim sırasında CHP Kayseri eski il başkanı Feyzullah Keskin'in gösterdiği sağduyu ise başka bir fotoğraf verdi. ‘Burası hepimizin omuz omuza mücadele ettiği bir yer... Hepimiz CHP'liyiz... Sakin olun.’ Belki de günlerdir duyduğumuz en kıymetli cümle buydu.
Çünkü bugün CHP'nin ihtiyacı birbirine bağıran sesler değil, birbirini dinleyen insanlar. Ama bütün bunlardan bağımsız olan konu şu, vatandaş içeride yaşananları görmüyor. Vatandaş kimin haklı olduğuna bakmıyor.
Vatandaş, ‘Bunlar daha kendi içlerinde anlaşamıyor.’ diyor. İşte siyasetin en acı tarafı da bu, saatlerce anlatırsınız, sayfalarca açıklama yaparsınız ama bazen tek bir görüntü, bütün açıklamaları boşa çıkarır.
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye'nin en köklü siyasi partisidir. Bu ülkenin en güçlü muhalefetidir. Bu yüzden de sıradan bir parti gibi davranma lüksü yoktur. Çünkü insanlar CHP'den sadece muhalefet etmesini değil, yarını yönetebilecek olgunluğu da görmek istiyor.
Son yıllarda büyük emekle oluşturulan güven duygusu, belki de partinin elindeki en büyük siyasi sermayeydi. Şimdi o sermaye, yaşanan görüntüler nedeniyle sorgulanıyor. Belki hiçbir oy bugünden yarına değişmeyecek, belki hiçbir seçmen bugün kararını değiştirmeyecek. Ama siyasette güven, kolay kazanılmıyor. Ve bu durum önünde sonunda sandığa yansıyor. İşte bu yüzden CHP Kayseri'nin bugün vermesi gereken mücadele, kimin il başkanı olduğu değil, evet tabii ki önemli ama ilmek ilmek örülen güveni, yine kendi elleriyle sökecek kadar önemli değil diye düşünüyorum.