Metin Kösedağ

Yürüyerek Romanya'ya dön!...

Metin Kösedağ

BİR hafta önce kendi evinde son sezonların en farklı mağlubiyetini alan Kayserispor, Trabzon’dan da eli boş döndü.
 
Hem de yine farklı yenilgiyle.
 
Maç öncesinde yayıncı kuruluş soruyor; “Uçak fobisi nedeniyle karayolu ile takımından ayrı Trabzon’a geldiniz, dönüşü nasıl yapacaksınız?” diye.. Rumen şovmen “Kazanalım da yürüyerek Kayseri’ye giderim...” diyor.
 
Keşke maç sonunda yürüyerek geldiğin Romanya’ya geri dönseydin....
Ama nerdeee!...
 
Bir antrenör düşünün ki her kötü sonuç sonrasında kendine toz kondurmadan, hep başkalarına yüklensin.
 
Ne yazık ki Sumudica bunu bir adet haline getirdi artık.
Hedefinde sürekli futbolcular var.
Hep onlar suçlu.
 
Sorsanız kendisinde gram suçu yok.
Korkarım iki gün sonra “suçlu yönetim” diye bağırmaya başlar.
Çünkü; futbolcuları ne kadar suçlarsa suçlasın, bir çıkış yolu bulamıyor. Belki yönetime dönerse bulabilir...(!)
 
"Hedefine sürekli futbolcuları alan Sumudica 'suçlu yönetim' diye konuşursa şaşırmayın..."
 
Her şey bir yana da bu iş artık kabak tadı vermeye başladı.
Gerçekten Kayserispor tanınmaz halde.
İlk 45 dakikada Trabzonspor’un da katkısıyla bir şeyler yapma adına hareketli göründü.
Ama; Fenerbahçe maçının ilk yarısındaki görüntü Trabzonspor maçının ikinci yarısında aynen sahneye koyuldu.
 
Kimin ne yaptığı belli değil, defans hallaç pamuğu gibi.
İkinci bölge ile üçüncü bölge arasında bağ kuracak tek bir isim yok.
Sapunaru ile Şamil ikilisinin bunu yapması gerekiyor ama; yürümeye mecalleri yok. Şamil yine şöyle dursun Sapunaru hâlâ tatil modunda.
İsim isim değerlendirmekten ziyade takım olarak “olgusunu” kaybeden bir ekip var.
Bu da ne yazık ki teknik heyetin eseri.
 
Fenerbahçe maçı sonrasında yönetimin iki yıllık “sözleşme gazı” da ne yazık ki işe yaramadı.
Bundan sonra da bir şeyin değişeceğine inanmıyorum.
Çünkü; ipin ucu kaçtı ve bu iş Marius Sumudica ile olacak gibi değil.
Belki de yönetimin göreve geldiği günden bu yana aldığı en kötü karar “Sumudica’nın blöfünü” yiyerek özleşme uzatması.
 
Çünkü; bu adamın özellikle her kazanılan maç sonrasında “kerameti kendinde” bulması ve başarısızlıklarda ise futbolcuları hedef göstermesi zaten işin rengini apaçık ortaya koymuştu.
Yönetimin böylesine bir karar almasını hâlâ anlamış değilim.
Evet; ligin ilk yarısında iyi bir grafiği vardı hem hocanın hem de futbolcuların.
Ama; artık gitmiyor.
 
Bakın son haftalardaki en kötü isimler Umut ile Deniz Türüç’e hiç dokunamıyor.
Çünkü; bu adamı bu ikili ve oluşturdukları grup yönetiyor.
Öyle olunca da takımın geneli ve özellikle de oynamayanların çok olduğu bir takımda başarının gelmesi de beklenemezdi zaten.
 
Sonuç olarak; Kayserispor yine bir hezimet yaşadı. Sumudica bu kafa yapısıyla takımın başında kaldığı sürece taraftar için “iyi günler görmek çok zor olacak.”
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
Kendi eksiklerine bakmadan, başkalarında mucizeler
arama!...

Yazarın Diğer Yazıları