Metin Kösedağ

'Yangında ilk kurtarılacak...'

Metin Kösedağ

“ŞEFFAF olmak benim hayat felsefem. Ne iş yaparsam yapim, ona sonuna kadar odaklanırım... Yaptığım her işte risk almayı severim. Risk alamazsanız hiç bir işte öne geçmezsiniz...”
 
Bu sözler Kayserispor Kulübü Başkanı Dr. Erol Bedir’e ait.
Başkan Bedir bu sözleri önceki akşam ASGD Kayseri Şube Başkanı Yavuz Navruz’un moderatörlüğünde benim de katıldığım “Sahadakiler” programında sarfetti.
 
Tv Kayseri’de her hafta Salı günleri dilimizin döndüğünce bir şeyler aktarmaya çalışıyoruz.
 
Bu defa konuğumuz Başkan Dr. Erol Bedir’di. Program ara reklamları da katarsak üç saati geçti.
 
Başkan Bedir’e kah biz sorduk cevapladı, kah aklımıza gelmeyenleri kendisi söyledi.
 
Çok önemli bilgiler verdi.
 
İzleyenlerin mesaj ve soru yağmuruna tutuldu.
Bir çoğu “teşekkür”mahiyetinden mesajlar oldu.
 
Kayserispor’un bulunduğu durumdan kurtarılması için Başkan Bedir’in gösterdiği çabayı taktir etti.
 
Kayserispor’u beş ay önceki haliyle sahiplenmek her babayiğidin harcı değildi.
 
Nitekim bırakıp gidenler oldu.
 
Adı geçen bir çok kişi de neredeyse şehiri terkedecekti.
Elbette taktir edilecek bir “sorumluluk” üstlendi.
 
Erol Bedir de "sırça köşkte" oturup, "Kayserispor'a para toplayın bana getirin, öyle başkanlık yapayım" demiş olsaydı bugün ne Kayserispor olurdu ne de kendisine bu kadar dua eden insanlar topluluğu.
 
****
 
Bedir’in büyük avantajları var.
 
- Doktor olması.
- Sosyal ilişkilerinin kuvvetli olması.
- Herkesle iyi diyalog kurabilmesi
- Çözüme odaklı hareket etmesi.
- Risk almaktan çekinmemesi.
 
Bir insanda bu özellikler olduktan sonra tuttuğunu koparmak da kendiliğinden geliyor.
 
Mesela; devre arasında Kayserispor için organize edilen ilk toplantıda mülki amirlerinin ve STK başkanlarının da bulunduğu ortamda “Biz sizden şu anda hiç bir şey istemiyoruz. Stattaki boş locaları verelim, siz de kanunlar çerçevesinde Kayserispor’a destekte bulunun” dediğini dillendirdi.
 
Çok mantıklı bir yaklaşım.
 
Karşıdakilerin de elini rahatlatma adına önemli bir adım.
Sonuç; bugün tüm STK’lardan tutun da Belediyelere kadar herkes Kayserispor’un etrafında pervane olmuş durumda.
 
Kimi deplasmana götürüyor, kimi farklı şekilde destekte bulunuyor.
Yani işin özü; insani yaklaşım, iyi niyet ve bu niyetinizi anlatma kabiliyetinizdir.
 
Yok Başkan Erol Bedir de “sırça köşkte” oturup, “Kayserispor’a para toplayın bana getirin, öyle Başkanlık yapayım” demiş olsaydı bugün ne Kayserispor olurdu ne de kendisine bu kadar dua eden insanlar topluluğu.
 
****
 
Takım için; bir yangın yaşadıklarını ve resmi dairelerdeki dolapların üzerindeki yazılan “Yangında ilk kurtarılacak” ibaresini Kayserispor’a uyarlayarak, “Biz önce Kayserispor’u ligde bırakmak istiyoruz. Plan, proje, kurumsallık yeni sezona inşallah...” diyor.
 
Doğrusu da budur, mantıklısı da budur.
 
Programa yansıyan o kadar çok önemli konu oldu ki, buraya yazmaya kalksak sayfalarımız yetmez. O yüzden işin özeti; Bedir Başkan şeffaflığı ile gönüllere taht kurdu, takımı da ligde bırakırsa (ki inşallah) o zaman ondan iyisi olmaz.
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir. İbni Sina

Yazarın Diğer Yazıları