İKİ gündür bir yakınımızın Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yatmasından dolayı hastaneyi mesken tuttum.
“Allah kimseyi buralara düşürmesin, ama buralarsız da bırakmasın.”
Düşürmesin derken kötü anlamda değil tabiki, hastalık veya çeşitli olaylar nedeniyle hastanelik olmasın, temennimiz bu.
Yoksa Allah var yöneticisinden tutun doktoruna, hemşiresinden tutun da en alt kademesindeki görevliye kadar, herkes görevini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor.
Ama; buralara her türlü insan geliyor.
Her koridorda ayrı bir hayat hikayesi.
"Kimi yeni doğan çocuğunu mutlulukla kucaklarken sevinç çığlığı atıyor, kimisi de kaybettiği yakını için feryad-ı figan ediyor."
Doğrusu hastanelerde çalışanların da Allah yardımcısı olsun.
İşleri-güçleri çok zor.
Her derdi, her tasayı, her sorunu görebiliyorlar.
Çözebiliyorlarsa da ne mutlu onlara.
Öyle ki buralara gelenlerin bir çoğu hastanenin bahçesini mesken tutuyor.
Kimi arabasında, kimi yanı başındaki bankta sabahlıyor.
Akrabasından, annesinden, babasından ya da çocuğundan gelebilecek en ufak haberi bekliyor.
Yapabileceği hiç bir şeyi olmadığını bile bile bırakıp gidemiyor.
Çünkü; hastası ile aynı havayı tenefüs etmek istiyor.
Doktorundan, hemşiresinden, görevlisinden gelebilecek en küçücük haberi bile anında ve yerinde öğrenmek için.
Allah hastane köşelerine düşen, binbir dertle uğraşan herkese acil şifelar versin.
Gerçekten çok zor.
Maddiyi geçtim manevi olarak insanı çok zorluyor.
Bir yere kadar, artık dayanamıyorsun.
Kendini zorluyorsun, ama olmuyor.
Bir süre sonra kendini bırakıyorsun ve aynı kaderi sen de yaşamak zorunda kalıyorsun.
Bugün baktığımızda ülkemizde ne kadar hastane açılsa hastalarımıza yetmeyecek.
Çünkü; hasta bir toplum olduk.
Öyle ki bir yerde “hastalık hastası” olmuşuz.
En ufak başağrısında bile hastane hastane koşuyoruz.
A hastanesi olmadı hadi B hastanesine.
Böyle olunca da gerçek anlamda tedaviye ihtiyacı olan insanlara da çok sonra sıra gelebiliyor.
Doktorlarımızın da en büyük şikayeti bu yönde.
Bir de şu var ki; ekonomik anlamda ne kadar sıkışırsanız o kadar piskolojik dengeniz bozulur ve o kadar hastane ziyaretleriniz artar.
Sonuç olarak; idarecilerimiz bu anlamda daha sağlıklı bir toplum yetiştirmek için hastane sayısını arttırmak yerine ekonomik anlamda toplumu rahatlatılması gerekiyor.
Yoksa böyle giderse toplumun tamamı hastane köşelerinde ömrünü geçirmek zorunda kalaca..
GÜNÜN SÖZÜ
Dost zor günde belli olur. Anonim