MİLLET olarak sürekli seçimlerle yaşamayı kanıksadık.
Yatıyoruz kalkıyoruz seçim yapıyoruz.
Cumhurbaşkanlığı, Milletvekilliği, Mahalli İdareler derken, hayatımızın her alanında seçimleri “iliklerimize kadar” hissetmeye başladık.
Öyle bir coğrafyadayız ki, hiç bir zaman “sağlıklı yaşama” adına bizi rahat bırakmazlar.
Yani her sabah yeni gelişmelerle, yeni sorunlarla uyanır olduk.
O yüzden de istikrarsızlık bu ülkenin kaderi olmuş.
100 yıllık Türkiye Cumhuriyeti’nde geçmişten günümüze hemen hemen her yıl seçimler yapmışız.
Son yıllardaki istikrarın haricindeki tarihimizde koalisyon hükümetlerinden tutun da, tek başına iktidarlara kadar ve bu “iktidarların görev sürelerini doldurmadan” ömürlerini tamamladığını görüyoruz.
Bu yüzden millet olarak nasılsa bu seçimlere alıştık.
Hayatımızın en önemli paraçası olduğuna göre “seçim yaparken” bari doğrusunu seçelim.
Yoksa ikide bir önümüze sandık gelir, istikrarsızlık da hayatımızın yegane parçası olur.
İllaki A parti, B parti demiyorum.
Yeter ki toplum yararına olan durumlarda “birey yararını” bir kenara bırakın.
Yoksa “böyle gelmiş böyle gidecek...” türküsünü daha yıllarca mırıldanmak zorunda kalırız, olan da güzelim yavrularımızın geleceğine olur.
“Partiler 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aday gösterecek isim bulmakta sıkıntı çekiyor...”
Siyasetçi yetişmiyor...
Dedik ya seçimler hayatımızın en önemli parçası olmuş diye.
En önemlisi günlük yaşantımızın “yegane parçası” olan siyasette peki neden “iyi siyasetçi” yetişemiyor.
Neden bu kadar “yetersiz bakiye” siyasetin en merkezi yerinde barındırılıyor.
En acısı da nedir biliyor musunuz!?
“Partiler 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde aday gösterecek isim dahi bulamıyor.”
Kimin kapısını çalıyorlarsa “yüzlerine kapanıyor”
Dürüst, ilkeli, işinde başarılı olanlar ne yazık ki siyasette yer edinmez oldu.
Partiler bazında baktığımızda AK Parti, kurulduğundan bugüne kadar “birinci kuşak”tan gidiyor.
Geriden gelen “ikinci kuşak” ne yazık ki yok, çünkü yetişmedi, yetiştirilemedi.
Diğer partiler de bundan farksız değil.
Hep aynı isimler etrafında dönüp durdular.
O yüzden bugün gelinen nokta ortada.
En doğru karar...
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “seçim kampanyası döneminde” uygulanacak kararlarla ilgili “net” konuştu.
Görüntü ve gürültü kirliliği oluşturacak “eski alışkanlıkların” kaldırıldığını söyledi.
Bence bugüne kadar alınan “en isabetli karar” olmuştur.
Geç kalınmış bir uygulamaydı, ama yine de çok olumlu bir gelişmedir. Tebrik ediyorum.
Umarım diğer siyasi partiler de bu uygulamaya katılır ve “medeni toplumlarda(!)” olduğu gibi ülkemizde de artık bu çirkin görüntü ve gürültü kirliliği ortadan kaldırılmış olur.
GÜNÜN SÖZÜ
Ahmak misafir
ev sahibini ağırlar.