Metin Kösedağ

Kim kazandı, kim kaybetti!

Metin Kösedağ

16 NİSAN halkoylaması sona erdi. Herkes bir süreliğine kabuğuna çekilecek.
 
Ortaya çıkan sonuç iki tarafı da memnun etmedi diyebilirim.
 
Özellikle siyasi partiler bazında baktığımızda İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerin kaybedilmesi AK Parti açısından sıkıntılı bir durum.
MHP ile yapılan ittifak sonrasında Kayseri’de ise beklentilerin altında kaldı.
Yani iki tarafın geçmiş seçim rakamlarına oranla düşüş yaşadığını görüyoruz.
 
Halk oylamasında “Evet” cephesinin batıda ve özellikle sahil kesimlerinde oy kaybı yaşandığı net bir şekilde ortada.
 
En önemli kazanım ise Doğu ile Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde yaşandı.
 
Bir önceki seçime oranla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde büyük oranda artışın olduğunu gözlüyoruz.
 
Bugünkü 1.3’lük farkın da bundan kaynaklandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Kayseri’ye baktığımızda iki partinin ittifakı ile “Evet” cephesi olan AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin oy kaybı yaşadığını görüyoruz.
Daha önce de yazmıştım, “Kayseri’de yüzde 70’in altına alınacak her rakam başarısızlıktır” diye...
 
Nitekim öyle de oldu.
 
İki partinin de kendini sorgulaması lazım.
 
AK Parti’nin kendi içindeki “evet” görünümlü sahte yüzleri temizlemesi şart.
 
Bu şekilde olası en yakın seçime girildiği taktirde büyük kan kaybı yaşar.
Milliyetçi Hareket Partisi de yeniden toparlayıcı bir sürece girmesi gerekiyor.
 
Onlar için de durum pek içaçıcı görünmüyor.
 
Cumhuriyet Halk Partisi ise alışıldığı gibi yine Kayseri’deki “kemik” oyunu koruduğunu görüyoruz.
 
En önemlisi de bu referandumun tek kazananı var; o da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
 
Partiler üstü çalıştı, doğu ve güneydoğudaki oy patlamasının tek nedeni de kendisidir.
 
Partiler bazında hemen hemen hepsi de düşüş yaşadı.
 
Bundan sonrası için siyasilerin kullanacakları dile çok daha dikkat etmesi ve referandum sürecinde yaşananları geride bırakması gerekiyor.
Bu referandumun diğerlerinden farklı bir anlamı olduğu kesin.
 
Çünkü; bir sistem değişikliğine gidildi. Tartışmaların dozu bu nedenle en üst seviyeye çıktı.
 
Bizler tüm tartışmaların, demokrasinin gerekliliği kapsamında ve bu anlayış ışığında yapıldığını kabul edip siyasi olgunlukla işimize devam edebilmeliyiz.
 
Artık biraz geriye çekilip, “neleri doğru yaptık, neleri yanlış yaptık” diye düşünmenin zamanı geldi.
 
Bunu yapacak kesimler ise siyasi partiler ve onların aktörleridir.
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer, onları herkes görür. Cucong

Yazarın Diğer Yazıları