Metin Kösedağ

Kim çok bağırıyorsa...

Metin Kösedağ

MİLLETİMİZİN geninde var çok bağırmak ve suçluluk duygusunu “sesini yükselterek” bastırmak.
 
Malumunuz Türkiye’de gündem her gün yeni gelişmelere sahne oluyor.
Özellikle de 15 Temmuz ihanetinin yıl dönümü yaklaştıkça bir takım insanlar tekrar sahne alma çabası içine girdiler.
 
Bir de işin en can alıcı noktası da kendilerini “FETÖ avcısı” olarak görenlerin yedikleri herzeler boylarını aştı.
 
Devlet, kimin ne yaptığını, kimin ne ektiğini, ne biçmeye çalıştığını çok iyi biliyor.
 
15 Temmuz hadisesinin ilk günlerinde “fırsat bu fırsat” diyerek günahsız insanları hedef gösterenleri unutmadık, unutmayacağız.
Aslında bu çok bağırmaları, geçmişte yedikleri “herzeleri” örtmenin çabasından başka bir şey değildi.
 
Bugüne gelindiğinde aslında “at izi ile it izinin” nasıl karıştığını çok daha rahatlıkla görebiliyoruz.
 
Devlet içinde yapılanan gayri ahlaki gruplarla yıllarca iş tutup, sonrasında foyaları çıkmaması için meydanlara çıkıp avazı çıktığı kadar bağıranların bugünkü durumları ortada.
 
Ancak; enaz bir o kadar da sakalanan kriptolar var maalesef.
Bu süreci menfaati için kullananların sayısı da bir hayli fazla.
Ve devlet buna el atmalı, öyle her önüne gelen “ben FETÖ avcısıyım” diye ortaya çıkmamalı.
 
Bilgisi, belgesi olmadan kale alınmamalı.
Bilgi birikimine, geçmişine, çapına bakmadan FETÖ avcısı kesilenlerin bir yerlerde kendine yer edinme çabasının dışında hiç bir amaçlarının olmadığı çok iyi bilinen bir gerçektir.
 
Onlar için ne kutsal var, ne de mahrem.
Onlar için varsa yoksa menfaat, çıkar ve anhlaksızlık.
 
Bugün bir çok siyasi(!) geçinenlerin de bu yolu tuttuğunu iyi biliyoruz.
Etkisiz yetkisiz kişilerin bu süreçte nasıl da parlatılarak piyasaya çıkarıldığını geriye dönüp baktığımızda çok daha rahatlıkla görebiliyoruz.
Ancak; maalesef devlet kurumları arasındaki uyumsuzluk bu tür “tereslerin” türemesine neden oldu.
 
Kimi; basın yoluyla birilerinden bişiler istedi, kimi siyasi nüfuzunu kullanarak devlet arazilerini kapattı.
 
Kimi de ganimet paylaşır gibi köşe bucak ayak sürdü.
 
Özet olarak; bu şehirde en çok kim bağırıyorsa emin olun ki en büyük suçlu da odur.
 
Çok bağırması hedef şaşırmak istemesinden başka bir şey değildir.
Emin olun öyledir.
 
GÜNÜN SÖZÜ
 
Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana! Ya da yazık olur adabına. Mevlana

Yazarın Diğer Yazıları