ATA topraklarımız diyoruz.
Her defasında ülke ve millet olarak üzerine titriyoruz Türk Cumhuriyetleri’nin üzerine.
Elimizden ne gelse yapıyor ve yaptırıyoruz.
“Onlar bizim kardeşlerimiz, geçmişten günümüze gelen bağlarımız
var” diyoruz.
Alabildiğince upuzun bir coğrafyada yaşayan kardeşlerimizi gidip yerinde gör me imkanımız oldu.
Yılmaz Karaca başkanlığındaki Türkiye Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı’nın düzenlediği, “Türk Dünyası 3.Gazeteciler Şurası”, bu yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti unvanını taşıyan Kazakistan’ın Türkistan şehrinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Türk Dünyası kapsamındaki ülkelerden 60 gazeteci katıldı.
Kayseri’den Veli abim (TGF Genel Başkan Yardımcısı) ile birilkte katıldık.
5 günlük program boyunca Kazakistan’ın eski başkenti Almatı’dan başladık, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te programları bitirdik.
Bu programlar kapsamında bir dizi etkinlik ve programlara katılma imkanı bulduk.
Elbette programların hepsi birbirinden değerliydi ama Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ndeki çok daha apayrıydı.
Çünkü; Kayseri’ye 15 yıl boyunca başarılı hizmetler veren Prof Hamza Çakır bizlere her dakika eşlik etti ve asla yabancılık çektir - medi.
Hemen söylemeliyim; buradaki başarılı işlerine orada da devam ediyor.
Hem de büyük bir şevkle.
Tabiki gidiş amacımız belliydi.
Türk Cumhuriyetleri ile olan ilişkilere bir nevi katkı sağlamak ve Türkiye ile oradaki insanların ortak sorunlarına bir nebze de olsa ışık tutmaktı.
Türkiye Gazeteciler Cemiyetleri Basın Vakfı, Türkiye Gazeteciler Federasyonu başarılı bir işe imza attı.
Ufak tefek sıkıntılar yaşansa da, yaşanan o sıkıntıların Türkiye’den gidip orada iş hayatlarını sürdüren insanlardan kaynaklması da en üzücü taraf olarak hafızalara kazındı.
Gelişmişlik açısından 30 yıl önceki Türkiye’yi andıran görüntüler vardı sokaklarda ve caddelerde.
Rusya’nın oraları terketmesinden (!) sonra doğru dürüst hiç bir çivi dahi çakılmamış.
Öyle bırakıldığı gibi duruyor. Caddeler geniş, ama şehir bakımsız ve yorgun. Kazakistan, Kırgızistan’a göre biraz daha zengin, ama bu zenginliğini ne yazık ki hizmete dönüştürmekte sıkıntılar yaşıyor.
"En önemlisi de Rusya fiziki olarak oraları terketmiş gibi görünsede de 'beyin takımını' hala idare eden yapısını sürdürüyor."
Sonuç olarak; ata topraklarımızda yaşadığımız maceralı bir turun ardından bir kez daha Türkiye’nin “kıymetini” çok daha iyi kavrama fırsatı yakaladık.
En önemlisi de bu toprakların eşi benzeri yok, hep birlikte sahip çıkalım.
GÜNÜN SÖZÜ
İnsan istese taştan su, balçıktan gül çıkarır. Kırgız Atasözü