DOĞDUĞUMUZ andan itibaren öğrenmeye başlıyoruz hayatı.
Algılarımız ise gün geçtikçe gelişip artıyor. Yani her geçen gün “kendimize birşeyler katarak” gelişiyoruz.
Daha sonra ilgi alanlarımızı, kendimizi keşfediyoruz.
Peki kaçımız kendi istediği işe sahip olabiliyor?
İnanın bir çoğumuz mutlu olacağını düşündüğü mesleğin yakınından bile geçmemiştir.
Ve “kaderine razı” olmaktan başka bir yolu olmadığı düşüncesine kapılarak hayatını idame etmektedir.
Her küçük çocuğun karşılaştığı “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna küçükken ne cevaplar verdik?
Kimimiz pilot, öğretmen, doktor, mühendis, polis dedik.
Daha nice meslekler de sıralanabilir durumda.
O yaşlarda imrendiğimiz meslekler sadece hayal olarak kaldı.
Sahip olsaydık severek yaparmıydık o da büyük bir bilinmezlik.
En önemlisi de belirli bir yaşa gelen kimselerin, küçüken hayalini kurduğu mesleğin dışında “kendi çapında” her türlü işin erbabı olarak görmesidir.
***
Gelin daha farklı bir cepneden bakalım olaya biraz da...
Ülkemizde herkes her işi yapıyor.
Öyle ki her işi bildiğini sanıyor.
Hiç kimse kendi asıl işini yapmıyor.
Gazeteci gazetecilikten başka her “türlü fırıtı” çeviriyor.
Telefoncu telefonculuktan başka her işi yapıyor.
Çiçekçi, çiçek satacağı tezgaha “bayram şekeri” seriyor.
Marketçi gıda yerine “canlı hayvan” pazarlıyor.
Galerici emlakçılık, emlakçı galericilik yapıyor.
Doktor ticaret, avukat pazarlamacılık yapıyor.
Bunları daha da çoğaltabiliriz.
"Hayatında işlerini sevmeyerek çalışan kişiler, severek çalışacak kişilerin işlerini yapmakta."
Yani neresinden tutarsanız tutun “elinizde kalıyor.”
Hiç bir sektörde gerçek anlamda kimse kendi mesleğini ya da yapabileceği işi icra etmiyor.
Neden;
Hep başkasının emeğinde gözü olduğu için,
Doyumsuzlukta sınır tanımadığı için;
İllegaliteye daha yatkın olduğu için...
Sonuç olarak; iş hayatında işlerini sevmeyerek çalışan kişiler, severek çalışacak kişilerin işlerini yapmakta.
Bu nedenle “Ne iş olursa yaparım” vasıfsızlığından kurtulamayacağız.
Ne zaman ki herkes en iyi yaptığı şeyi yaparsa o zaman “bir birimizi daha iyi anlamaya” başlamış oluruz.
GÜNÜN SÖZÜ
Aklın abdesti ilim ile gönlün abdesti aşk ile alınır. Hz. Ali (r.a.)