KASIMPAŞA maçı sonrasıydı.
Kayserispor adına sahanın iyilerinden Levent Gülen, TRT mikrofonlarına muhabirin "Ne değişti?" sorusuna, "Hoca değişti..." dedi.
Evet hoca değişmişti.
Ertuğrul Sağlam gitmiş yerine Kayseri'yi çok iyi bilen Hikmet Karaman gelmişti.
Aslında sorulmak istenen bu değildi. Muhabirin sorusunda, "... Bu kadar iyi oynuyordunuz, bu kadar mücadele ediyordunuz da daha önce neredeydiniz. Ne değişti de bu kadar mücadele gücünüzü yükselttiniz?..." iması vardı.
Ama Levent Gülen, "safiyane" bir şekilde sadece hoca değişti demekle yetinmişti.
Ama değişen sadece hoca değildi.
> Takımın ruhu değişmişti.
> Direnci değişmişti.
> Kazanma bilinci gelişmişti.
> Sabır kazanmıştı.
> En önemlisi de takıma güven gelmişti.
Ve bu da beraberinde iki zorlu maçtan 6 puana vesile oldu.
Hikmet Karaman'ın buradaki etkisini elbette inkar edemeyiz.
Demoralize olan takımı tekrar "gücünün farkına" vardırmak pek de kolay iş olmasa gerek.
Kısa sürede bu kadar değişim gösterilmesi, olumsuzlukların bertaraf edilmesi kolay iş değildi.
Ama; kazandıkça bu güven daha da sağlamlaşacak.
Sabır daha da artacak ve beraberinde de sıkıntılar bir bir giderilecek.
Daha önceki yazımda; Hikmet Karaman, "Kahraman olmayı" deneyecek diye.
Bu denemenin ilk iki maçı Karaman'ın ve Kayseri'nin tam istediği gibi oldu.
İlk devrede kaldı tek maç.
O da deplasmanda Erzurum ile.
Kendi evinde çok daha iyi motive olan, iyi organize olan bugüne kadar kazandığı puanların çoğunu Cemal Gürsel Stadı'nda alan bir ekip.
Her ne kadar "toplama" bir takım olsa da Mehmet Özdilek ile iyi bir sürece girdiler.
Kadro kalitesi olarak Kayserispor'dan iyi değil. Ama bu futboldur, gününde olan, o gün daha çok isteyen istediğini elde edebiliyor.
Kayserispor'dan beklentimiz, Akhisar maçındaki gibi "disiplinden uzaklaşmadan", "sabırlı" ve "diri" bir şekilde sahada mücadele etmesidir.
Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir.